Make your own free website on Tripod.com
 

ÖZDEMİR ASAF  KİTAPLARINDAN ŞİİRLER:
benden sonra mutluluk
çiçekleri   yemeyin
bir  kapi önünde
yuvarlağın  köşeleri

 ANA SAYFAYA GERİ DÖN
benden  sonra  mutluluk
KELEBEK
Son  isteğin  nedir ?
Sorusu  ,
Çok , çok  kolaydır
İlk isteğin nedir ?
Sorusundan.

Çünkü ,
O  soruyu
Kimse  kimseye soramadı ,
Korkusundan .

HER  YENİ  YAŞ  İÇİNDİR
Beni  bundan  böyle
Beklese - beklese
Hüzün  bekler ,
Çağırsa - çağırsa
Hüzün.

Neden  mi ?
Neden olacak ..
O  kadar  gezilip  görüldü  ki ..
Hep  ben  bir  şeyden ,
Bir  yer 'den
Bir  kimse 'den  uzaktaydım
Ve  kendimden .

Ölüm  beklemez  beni ..
Çünkü  ben  gene  de
Bir  şeye ,
Bir  yer 'e
Ya  da  bir  kimseye  giderken  de
Kendimden  uzak  olacağım .

İşte
Bunun  adı  hüzündür .

HORGÖRÜ
Senden  korktuklarından
Yaptılar  yeni  bir  çan ..
Her  çaldığında
Bir  ürkü  perdesi  açan .

Oysa
Yapılan
En  yeni  çan ;
En  eskisinin  sesiyle  çağıran .

Ben  bir  çan  tanıdım
Beni  hep  çağıran ..
Adı  git  çanıydı ,
Hep  bir  yol  açan .

Gide – gide
Geldim  hep  kendime .
Bendim  hep  ben , kendimi
Kovalayan  ve  kaçan .

ŞAİR
İnce ‘den
Birçok  sözünü  düşündü
Sizin  için .

Ama  önceden
Olmayan  bir  oyunu
Oynadı  nice ‘den .

Yeni  bir  biçim
Yeni  bir  kuram ,
Yeni  bir  konum  adına .

Bir  konu
Bir  kent oldu
Bin  yorum  adına

Boyutlarınız  küçülmesin  diye
Evren  buluşlarına  karşı
İnsan  buluşlarıydı .

Politika  kızıştıkça
Sevi ‘den  bilim ,
Duruşlarıydı .

Olaylar  kalabalıktı ;
Bir  kişiydi , büyük  ses :
Kalbinin  vuruşlarıydı .

KÜÇÜK  EV
Hangi  eve
Başımızı  soktuysak ..
Yer  yerinden  oynadı
Aşkımızdan .

Büyük  aşklar
Eve  sığmaz  diye
Bir  şairin  sözü  vardır  da ,
Ondan .

PERDE  BAŞKALARIDIR
Bir  yerde  önce
Düşünürken  biz
Yaşarken  sen – ben
Sevdiğini  sanarken
Biz
Başkaları  bizi  görmesin  deye
Sonsuz  bir  perde
Düşünürdük
Kimse  bizi  görmesin  deye

Sonra
Düşünmez  olduk
Onca , bunca
Perdeyi  ve  başkalarını
Niçin
Korktuğumca ..
Alışmak  hazin .

Nerde  ben  şimdi
Nerde  sen
Bir  yerde  ben  bir  yerde  sen
Bir  yere  bir  düşünceden  giden
Kolay  mı  oldu
Gitmek  bir  yerden  bir  yere
Olmayan  bir  perdeden

BURUŞUK
Hep  yenilenir  allıklar ,
Sanılar   doğurgandır ..
Sonra :
Renklerin  altındaki  buruşuk

Saç , güzel  bir  buluş ,
Gözleri  oyalasın  diyedir ..
Neden :
Kıvrımları  tel - tel  buruşuk ?

Ah , o  öpülesi  ellerin ;
An ’ları  var  saldırgan , kaçamak ..
Şimdi :
Ölesiye  buruşuk

Sevip  de  saklar mısın ?
Ben  ütülü  bir  kuşağım ..
Artık :
Sen  sarındıkça   buruşuk

Durgun  suyun  yüzüsün ,
Ben  içinde  bir  balık ..
Niçin :
Uyanınca  sen  buruşuk ?

Yuvarlaklar  üstünesin ,
Çeliğin  de  mayası  var ..
Ama :
Yoğurdukça  buruşuk .

Hiç  düşündün  mü  taş ,
Anılarda  kırıldıkça  yapışır ?
Çünkü :
Hep  yeniden  buruşuk .

KARMAŞIK  DOĞRU
Beni  güldürmeyen
Acıklı  değil
Gülünçtür

Ağlayışların  çok  çoğu
Düşündürücü  değil
Gülünçtür

Acıklı
Düşündürür  güldürür
Güldürür  düşündürür

Solmuş  bir  gül , örneğin
Sabahları  bir  düğün
Akşamları   ölümdür

Karmaşık  ellerimdeki  çiçek
Sabahki  akşamki  o  gerçek
Gülümdür

Bulgularım  yere  düşünce
Sözcüklerim  üşüyünce
Ölüyümdür

HEYKEL  YAZISI
Zaman  ya  ezer  geçer
Ya  dondurur
Zamana  bırakılmış  anlamlı  biçimler
Önceleri  toz -toprak
Sonunda  heykel  olur

Heykel , alanların  malıdır
Her  aynından , her  yönünden
Paslansa  da
Taşlansa  da  okunur

Anlamsız  biçimlerden  heykel  olmaz
Yorumsuz  heykel  olmaz
Olursu  heykel  olmaz
Gelecek  kuşaklara  dokunur

ŞEYTAN  ÜZERİNE ....
Ey
Uyma  bana
Dedim
Çoklarının
İnanıp  kandığı
Şeytana .

Dedim  ki  ona
Korkaksın , korkma
Kör  inançların  ardına  saklanma
Bana  gel
Ama  sakın  bana  uyma

Ben  apaçık  var ‘ım
Biliyorum  şaşıyorsun
Biliyorum  şaşıyorsun
Ve  benim  alnım  açık
Sen  yoksun , şaşıyorum
Ve  yaşıyorsun .

SEVİ  ANITI
Silinir  sokaklardan  her  geçen  bin  adım
Adımlardan  , biri ,bir  adım  kazılıverir
Binlerce  davranışın  kargaşasında  bir  sus
Gürültücü  bir  başkaldırışla  yazılıveriri

Sevginin  adına  aranan  sevgililer
Gürültüler  arasında  bir  bir , kaçamak  belirlenir
Hep  kabadır   kalabalıklar  meydanlarda  sokaklarda
Adı  kalır , karınca  eziliverir

BİRAZ  SONRA
Biraz  sonra
Sonra
Olacaktır

DAHA
Ben  kendime
Yalanlar  söyledim

Sonra  ben  o  kendimden
Onları  dinledim

Dinledim
Dinledim

VARDI
Hiç  kimsenin  anlamadığı
Anadolu ,
Rumeli  kavağında
O  vardı .

Yağmur  yağardı
Yağmazdı
O  vardı .

Ben  oralarda  yoktum
O  vardı .

BİR  DE
Ben  hiçbir  akşam  yatmadım  ya
Bir   akşam  yatacağım
Sabaha  NaAaa  kalkacağım
O  zaman  bakacağım
Ulan  bu  niye  kalkmadı  diye
Kalkıp  onu  arayacağım

BİR  PERDE
Hepimiz  ikinci  perde ‘deyiz
İkinci  perde  bitmez

Birinci  perdede  umutlar  vardı
Yetmez

Üçüncü  perdeye
Kim- kalır / kim- kalmaz

Belli  olmaz

SINIRLAR
Bir  yazar
İki  okunur ‘lar .

Sınırlarda
Her  şey
Her  zaman
Bir
İhtimale
Karşı ‘dırlar .

KEDİ  İDİ  ADI
Bu  adı
Ona  kimse  vermedi
Çağırdılar , sağırdı , duymadı

Kedinin  mırmırları
Onun
Hem  düşünmesi ,
Hem  de  duyma ‘sıdır

Bunu
Benim  yazmam
Da
Benim  mırmır ‘larımdır .

Duyan  bunu  yazmaz
Uyan
Bunu  yazan  bir  kedidir .

SEN – SİN
Duygulu  bir  anda  büyüttüğüm ..
-- Şaşırdığım --
Şiirlerden , eskimez   güzelliklerden ,
Suskun  tükenmez  gülümsemelerden
-- Kaçırdığım –
Katmer- katmer  ördüğüm
Bir  sevi  taşıdım  sana

Solmaz  renkleriyle  bir  çiçek .
--Kurumuş –
Saçların  rüzgarla   dağıldığında
Göğsüne  gölgesi  düşecek
-- Olmuş –
Gözlerin  buğulanıp  daldığında
Seni  hep  ikiye  bölecek .

Biri  uyurken  biri  uyanık ,
--Sana –
Benim  suskularıma  dalacak ..
Kendini  arayacaksın  bahçemde
--Bana –
Birbirine  bakan  iki  heykelce ,
İkimiz  karşı  karşıya  olacak .

Karşımdakinin  karşısında  sen ,
--İyi + kötü –
İkisi  de  sen , ikisi de  sensin ..
Bir   sevide  ikiye  bölünensin ,
--Acı + ölü –
Sen  hangisini  istersen
Hep  biri  sensin , öbürü  onun  olacak .

ARTIK
Onun  gelmeyeceğini  biliyorum
Onun  geleceğine  bekleyorum

Ah  ben  çok  unuttum
Unuttuklarımı  ah  ben
Çok  unuttuklarımdan
Anımsadım  da  birden

Sen  de  demez  misin
Sevdim  de oldu
Ya  o  da  dese  sana  kimsin
Bir  şey  söylemekle  olmadı
Başka  bir  şey  susmakla  oldu

CAK
İki  oyun  oynanacak
Biri  uyurken  biri  uyanacak

İki  oyun  oynanacak
Bir  çalışırken  biri  yorulacak

İki  oyun  oynanacak
Biri  giyinirken  biri  soyunacak

İki  oyun  oynanacak
Biri  silinirken  biri  yazılacak

İki  oyun  oynanacak
Biri  konuşurken  biri  susacak

İki  oyun  oynanacak
Biri  kurtulurken  biri  asılacak

İki  oyun  oynanacak
Biri  dinlenirken  biri  okunacak

İki  oyun  oynanacak
Biri  satılırken  biri  alınacak

İki  oyun  oynanacak
Biri  kaçarken  biri tutulacak

İki  oyun  oynanacak
İkisine  de  sorulacak

Biri  unutulacak
Biri  tekrarlanacak

EPİGRAM
Aşk , varlığında , yokluğunda  belli  olur
Egemenlik , varlığında , yokluğunda  belli  olur
Bir   özgürlük  var , sularca , havalarca  olağan
Varlığında  değil , yokluğunda  belli  olur .

EPİGRAM
İki  yol  gider  aşka  biri  dur  biri  değil
Biri  anı  yoludur  diğeri  değil .

BELKİ
Denizlerden  geçerim , dosttan  geçmem
Değil  onun  iyiliğinden , fenalığından  geçmem
Onun  yolundan  değil , kendi  yolumdan  geçerim
Dost  yok  biliyorum  ama , aramaktan  geçmem
 

Star  Sitem
BİRAZ  DAHA  ÇABA , HİÇ  YAKIN  BEYNİ  GÖMECEĞİZ  YARIN
Güzel  giysilerim  var  benim  aylar  rengidir , kanlar  rengidir
Çekemeyenlerin  gözünde  bile , deseler  demeseler  güzeldir
Ben  sakladıkça  giyinirim , gösterir , süslenir  giyinirim
Gözlerime  gelince , ne zaman  gözlerim  dense  aklıma dudaklarım  gelir

Dostlarım  oldu  mu  olmadı  mı , dostta  kafa  yormazdım
O  zamanlar  ne kadar  bilmezsem  o  kadar  sormazdım
Saklamasını , saklamasını  o  kadar  da  susmasını  korkudan  soran  ben
Ben  olsam  bile  bundan  sonra  bence  artık  bana  dost  olmazdım

Önceleri  utanmazdım , bilisizdim , anlamazdım  nedir  utanmak
Hem  parasızdım , bildiğim  bir  şey  vardı  kıskanmak
Sonra  o  kıskanmalarım  beni  hırçınlığa , hırsa  sürüdü
Soframızda  eşit  bulunurdu  ekmekle  memeler ,but , bacak

Benim  şansım  varmış  kenarda  doğmuşum , olacak
Öbür  yanda  bir  yığın  keseyi  beslerken  seksomanyak
Onlar  bizden  yana  dönmüşler , biz  onlardan  yana
Buluşunca  kafaya  karşı , kim  çıkar  karşısında  duracak

Kentin  bir  yerinde  buluştuk , karşı  karşıya  geldik
Biz  de  az  yitik  ölü  vermedik
Acıdılar , acımalar  geçer , savaş  bizden  yana  döndü
Onlar  bize  yürü  dedikçe  biz  onlara  yürü  dedik

Ağlasaydım  gözüm  bozulurdu  ağlamadım
Söyleseydim  büyürdüm , büyük  olurdum , anlatmadım
Dudaklarıma  bakan  bunca  alık  varken  karşımda
Ben  kendimi  ucuza  satmadım , boşuna  ağlatmadım

Şimdi  kocaman  mutsuzlukların  üstünde  yükselen
Bir  yerde  buluştuk , kasalar , paralar , boyalar  ve ben
Kime  nasıl  anlatabilirim  artık  kimden  neler  öğrenebilirim
Topu  topu  iki  yön  kaldı  zaten , onlar  ve  ben .

EPİGRAM  YA  DA  BENDEN  SONRA  MUTLULUK
Bunca  yıl  yaşadım
Elime  ne  geçtiyse  yitirdim
Biraz  daha  yaşayacağım
Yalnız  bir  şey  biriktirdim

Bir  bakış , bir  görüş , bir  duyu , bir  düşünce
Belki  aç  kalacağım

Suçlanacağım   ölünce
Biraz  yazdım , artık  hep  yazacağım

Hüzünden  baş  alamadım
Görünce

EPİGRAM
Nerede  iki  sevişen  varsa
Ben  orada  onların  bekçisiyim
Nerede  iki  dargın  varsa
Ben  orada  onların  barışçısıyım

EPİGRAM
Buralardan  oralara  gidilir
Oralardan  buralara  gidilmez
Akılla  duygu  arasında  bu  iş
Biri  çözer , öbürü  bilmez

Oralardan  buralara  gelinir
Buralardan  oralara  gelinmez
Her  şey  tamam  bir  şey  eksik
O  kafayla  bilinir , bu  kafayla  bilinmez

EPİGRAM
Yetersiz  iyi  niyet
Kötüsüne  yol  açar

EPİGRAM
Dinciler
İnsan  anlamasını
Bilmeli  dediler

Akılcılar
Bilmesini  anlamalı
İnsan  derler

EPİGRAM
Mit
İzi  kalmaz
İziydi  kalan

MASAL  DEĞİL
Bastığın  yere  bakma  demiş  sanki  bir  kötü
Baktığın  yere  basma  demiş  bir  başka  kötü

Bilmemek  anlamamak  olağan  bir  iş  olmuş
Gelmiş  ortaya  kapkaranlık  bir  örtü

Bundan  öte  yıllarda  bir  kuşak  olagelmiş
Işıktan  görünmemiş  ne  kötü  ne  de  örtü

Işıklar  azalırken  gözükmüş  kuyulardan
Bir  sürü , başlarında  ve  ellerinde  örtü

Bastığın  yere  bakma , baktığın  yere  basma
Yama  yama  dikilmiş  o  parçalanan  örtü

Gelmiş  “minarelerle  kuyular  bir “ düzeye
Şimdi  duyduğun  sesler  işte  bundan  ötürü .

SEÇİM
Çok  bilen  çok  yanılır
Az  bilen  daha  çok

Hiç  bilmeyen
Yanıldığını  bile  bilmeyecek
Bu  kadar  mutlu  kişiyi
Kim  seçmeyecek ?

EPİGRAM
Yıkayıcı  değilim
Ben  seni  yıkayamam .
İşte  hamam
İşte  kurna , işte  tas
Başkası  olsa  bunu  bile  anlatmaz

İşte  musluk , işte  su
Yıkan  eşşoğlusu .

DÜDÜKLÜ  TENCERE
Neylersin  ki  bir  kere  olan  oldu
Konuyu  ne  anlayan  ne  soran  oldu
Bir  öksürük  aksırık  ilaç  beklerken
Bakmasını  bilmeden  bey  bakan  oldu

TAŞLAMA
Kürsüye  çıkmana  gerek  yoktu
Ne  olduysa  senin  yüzünden  oldu
Berbad  ettin  oturumun  sonunu
Ne  bir  şey  diyen  vardı  sana
Ne  de  bir  soru soran  oldu
Başkan  diyeceklerdi  partinin  içinde
Bakan  olmayacakken  başbakan  oldu .

DAAVAA
Ya  çok  sevdiğimden ,
Ya  da  sen  inandıramayınca
Bir  dava  açtım .

Yargılama  aşk  katında  sürdü
Ve  savunma  hakkını
Sonsuza  sınırladım .

Duruşmada  yalnız  gözlerdir  tanık ,
Eller , kollar  bağlanmamıştır ..
Yolunda  karar  aldım .

Sevide  de ,kinde  de
-- Bir  üstü  olmadığından –
temyiz  yolunu  kapadım .

Taraflardan  sen , özgür  ceza ‘ya ..
Ben , ağır – ceza ‘ya çarptırılmıştır ..
Cezayı  onayladım .

Bu  davalısız , davacısız  yargılamada
Seni  bensizliğe , beni sensizliğe  bırakma  kararı  alınmıştır ,
Duruşma  kapanmıştır .

Ne  kağıt  yırttım ,
Ne  kalem  kırdım ..
Aldım  kalemi  elime ,
Bu  dava  dosyasını  yazdım .

TAŞLAMA
Yıkıntıya  önce  yürek
Sonra  kürek

Akıntıya  önce  kürek
Sonra  yürek  gerek

Ama
İki  yürek burda  bir

Kaç  kürek  varsa  var
Ama  ya  var  ya  da  yok  yürek

BAŞKA - KENDİLERİMİZ  İLE  KENDİ - BAŞKALARIMIZ
VE  KENDİ - BAŞKALARIMIZ  İLE  BAŞKA - KENDİLEİRMİZ  ARASINDAN

        “Akıllı  olduğunu  düşünmeyecek  kadar akıllı
         Deli  olduğu  düşünülmeyecek  kadar  deli “ nin
         niçindenliğini  bilmediği  sıkıntısı  geçiyor
Uyanmak , bir  akşam  bir  adamı  yatağından  kaldıracak .
Adamın  gözleri  adama  uyanışı  anlatacak .
Gözleri  gel  gel  diyecek .
Doğrulmak  adamı  kucağına  alacak .
Adımın  birincisi  ayağına  sarılacak .
İkinci  adım  birincisinin  içinden  doğacak .
Adımlar  ana – oğul  babasız  sıralanacak .
Adamın  gözleri  adama  bak  bak  deyecek .
Pencere  adamın gözlerini  kuşatacak ,
Bakışlarını  caddeye  serecek
Görüşleri  yayılacak .
Caddede  insanlar  gizlenecek.
Oda  bu  sırada  işe  karışacak ,
Adamı  dışına  çıkaracak .
Çıkmak  öbür  fiillere  komutan  çıkacak ,
Merdivenlere  indir  komutunu  verecek .
Merdivenler  onu  bir  kapıya  iletecek .
Kapıya  açıl  komutu  gelecek .
Kapı  bu  işi  adama  yaptıracak .
Evin  içi  dışına  dönecek .
Burada  adama  karış  komutu  ulaşacak .
Adam  saf  saf  yanaşacak ,
Bakmaya  alışmak  adama  gördürecek .
Görmek  adamı  sürekli  bunaltacak .
Adam  gördükçe  şaşıracak ,
Şaşırdıkça  sürekli  görecek .

Adam  bilmek  fiilini  arayacak ,
Ama  bulamayacak .
Adam  geleni  geçeni  kendi  sanacak .
Bu  ne  kadar  çok  kendim  deyecek .
Hep  başkalarını  görecek .
Hani  ben , nerede  ben  deyecek .
Anlamak  isteyecek ---bir  istemeseydi –
Anlamakla  bunu  istemek  yan  yana  gelecek
Bir  çağ  bitecek , biri  başlayacak .
Neden -,  niçin -, nasıl ‘a  yönelecek – ya  yönelmeseydi –
Anlamak  fiili – ister  istemez – birden  adama  verilecek .
Adamın  durumu  belirecek , hızı  gelişecek .
Ayarı  insanca  bozulacak .
Neleri  anlamalı , neleri  değil , ayıramayacak .
Başka – kendilerini  görünce  şaşıracak .
Kendi – başkalarını  onlarla  karıştıracak .
Önünden  boyuna  başkaları  geçecek .
Önünden  boyuna  kendisi  geçecek ,
Bu  ne  kadar  çok  ben  deyecek .
Aralarında  bir  yabancı  arayacak .
Kendinde  bir  yabancı  arayacak .
Bu  ne  kadar  çok  yan  yana  ben  deyecek .
Ben  kendime  nereden  gireyim  deyecek .
Ben  kendimden  nasıl  çıktım  deyecek ,
Ne  zaman  deyecek , niçin  deyecek .
--- Deyecek  de  ne  olacak –
Olan  olacak  olduğunca ,  olacağınca .
İş  işten  geçecek .
Adama  bir  yardımcı  fiil  birden  düşecek .

Adam  onu  ilkin  bir  şey  sanacak .
Onunla  düşünmeye  alışacak .
Düşünceleri  onunla  kör – topal  gidecek .
Adam  bundan  şımaracak .
Dur  şununla  bir  iş  göreyim  deyecek ,
Eline  cebi  değecek .
Adam  ile  tabancası  birleşecek .
O  anda  bütün  öbür  fiiller  ondan  geri  alınacak .
Adam  ateş  edecek .
Bütün  fiiller  ona  geri  verilecek ..
Adam  birini  vuracak ..
Adam  kendini  vuracak ..
Adam  beni  vuracak . Bilecek ..
Ler , siniz .
Perde  burada  inecek .
Perdenin  önündekiler  donup  kalacak ..
Lar , siniz .
Perdenin  arkasındakiler  bekleyecek ..
Ler , siniz .
Bir  ölü  yerde  uzanık  yatacak .
Vuranı  görenler  vurulanı  görmek  isteyecek .
Tıklım  tıklım  insanlar  eğilecek .

Kim  baktıysa  görecek .
Yerde  kendisini  görecek .
Hepsi  başkayı  umduğunda  şaşıracak .
Dışlarına  binlerce A  çıkacak .
A ‘lar çelik  teller  gibi  dolaşacak .
İçlerine  birer  nefes  Hi  dolacak
Yerde  yatanda  herkes  kendini  tanıyacak .

Bir  perde  aralanacak .
Vuran  ortaya  çıkacak .
Ortaya  çıkanda  herkes  kendini  tanıyacak .
Herkes  kendini  tanıyınca iş  bitmeyecek ,
Başlayacak .
 ( 20 Şubat 1955 Pazar – 21 Şubat Pazartesi , saat 3.20)

ÇOCUKÇADA  BEN  VARIM
Ben  böyle  yazdım  sanma
Ben  böyle  düşündüm
Başından  beri
Sözcükler  koşuyordu
Düşümlerimin  ardından
Çocuklar , çocuklar  gibi
Bayram  yerlerinde

Çocuklar  oynuyordu
Düşlerimin  içindeki
Bayram  yerlerinde

Ben  onlara
Hiçbir  zaman
Kapalı  perdeleri  göstermedim

Hiçbirini  salıncağa  bindirmedim
Sallamadım
Atlı  karıncalarda  döndürmedim
Onlar  gelişi  gidiş  sandırırlar
Vuruşan  otoları  seviyorlardı  onlar
Çünkü  hem  gidiyorlardı
Giderken  güldürüyorlardı
Kafa  kafaya  vuruyorlardı
Gülüyorlardı
Bizi  kandırdıkları  gibi  kandırırlar
Onlar
Yarın  oynayacakları  oyunu
Oyunun  başını  sonunu
Bizlerden  iyi  biliyorlardı .

AĞLAMAK
Ağlamak
Unutmak  kadar  kolaydır  inan
Sevin  ağlayabiliyorsan
Sevin  ağlayorsan
Gül  ağlayabiliyorum  diye
Gül  ağlayorum  ağlayorum  diye
Sana  bir şey  yapamam
Ağlayamıyorsan

KIZDIM  DA  YAZDIM
Unutmayın
Ki
Yaşam
Öldüresiye  güzel  değildir .

ÖĞÜT
Ölenleri  unutma
Ama
Yaşayan  var  ise
Onu  sev

Sev  ama

ÖLÜMÜN  SİSTEMATİKİ
O  artık  buraya  gelmeyecek ,
Oraya  gelmeyecek ,
Desem  duymayacak ,
Duysam  bilmeyecek ,
Ağlasam  görmeyecek ,
Beklesem  olmayacak .
Demek  ölmek ,
Ad - ad , adım – adım gelen ,
Birden  giden ,
Kalandan  alan ,
Alanda  kalan .

TAŞINMAK
Taşınmak  kadar
Hüzünlü  bir  kırık  yoktur
Bir  kopma  bir  yaralanma
Gizlenmiş  bir  hıçkırık  yoktur

Şarkıları  vardır  ya  büyük  olayların
Taşınmanın  da   bir  şarkısı  olmalı  dedik
Şimdi  onu  okuyalım
Şarkısını  taşınanların

Çocuklar   dikkat  edin
Bir  şey  unutulmasın
Mangalın  kapağı
Tuz  kutusu
Teyzemin  başörtüsü
Ihlamur  torbası
Sürahinin  örtüsü
Kırılmasın  dikkat  edin
Safran  kavanozu
Çocuklar  dikkat  edin
 ( Şangır  şungur )
Ah  kırılmasın
Kırılmasındı
Anneannemin  lambası
 ( Kamyon  sesi  gelir )
Her  şey  tamam  mı
Her  şey  tamam
Anne  her  şey  tamam
Tastamam

Ama  babamın
Şu  pencerede  kalan
Bakışlarını
Alamadım  bir  türlü
Çakılmış  köşesine
Alınmıyor  alınmıyor
Babamın  bakışları
Kırılmıyor  da
Yerlere  de  düşmüyor
Orada
Duruyor  hava  gibi
Taşınmıyor  anne
Babamın  bakışları
Taşınmıyor

Desinler  boşuboşuna
Güle  güle

SAKLAMAK  ALDATMAK  DEMEKTİR
Konuşuyorlardı  yanımdan  geçerken
Duymadım  sözlerini
Yüzlerinde  öyle  bir  esinti  vardı  ki
Aldatmayacaklardı  birbirlerini
*
Ölüm  değil ,düşüncemde  ölümleyin
Ölmeyen  olmadı  bugüne  değin
Ölüm  değil  düşüncemdeki
Onu  küçülten  bir  belki
Bil  sen  yaşamaktan  korkuyorsun
Ya  bir  sonraki , ya  bir  önceki
*
Sussam – baksam , yüzünüzü  dinlesem
Ve  izlesem  sakladıklarınızı
Sözlerinizden  bir  bir  ayıklasam
Ah , ben  sana  sende  hep  inan
/ mak istemiştim / aradım  bulmasız ,
Ölümsüzün , yalının ,yalansızın
İki  elini
*
Konuştum köyün , kentin  göründü
Karanlık  bastı  ansızın
Yollar   tükendi kendi  karanlığında
Asılı  kaldı  değişmeyen  bir  şimdi
Kutsalın  uzağında
*
Yalan  ölümden  daha  çok  yitirir  yaşamı
Saklamak  düşürür ağır  ağır
İnsanın  düşeceği  en  alçak  ortamı
Sözden  korkmak , korkup  susmaktır .
*
Senin  düşüncendeki  ölüm  değil
Bil  sen  yaşamaktan  korkuyorsun
Ölmeyen  olmadı  bugüne  değin
*
Ölümün  küçüktür
           küçültmeye ...

YALNIZLIK  PAYLAŞILMAZ
Yalnızlık , yaşamda  bir  an ,
Hep  yeniden  başlayan ..
Dışından  anlaşılmaz .

Ya  da  kocaman  bir  yalan ,
Kovdukça  kovalayan ..
Paylaşılmaz .

Bir  düşün ‘de  beni  sana  ayıran
Yalnızlık
Paylaşılırsa  yalnızlık  olmaz .

YALNIZ ‘IN  DURUMLARI
Yalnızın  gelmesi  de  yoktur , gitmesi  de ..
Onun  kalması  vardır  hep .
*
Aşk  şiirlerinin  unutulmazları
Susmalardan  taşan  tür ‘üdür
Başkalarını  da sarar
Olur  kılar  olmazları
Alır  insanları  sonsuzlara  götürür

Şairler  şiirlerinde  yaşamaz
Ulu  yalnızlıklarında  düşünür .

YALNIZIN  DURUMLARI
Yalnız ,
Kendisini
Hiç  yalnız  bırakmaz ..

Hep  yanıbaşındadır
Kendisinin
*
Yalnız ,
Kendisine  hep  yalan  söyler ..
Doğru  sansın  diye ;
Aldatmak  için  kendisini .

Ama  inanmaz
Doğruluğuna ,
O  gene
Yalan  sanır  hep .

UÇURTMA
İnci  idi
Uçurtmanın  adı
İpi  kopmuş
Bir
Uçurtma  gibi
Bir
Çocuğu
Nokta .
*
Benim
Uçurtmam
Bir  gün
Unuttu  ipini
Kopardı  gitti
Bilmediğim  bir  yere .

ALBUM
Elimde  üç  tekerlekli , kırmızı  bir  bisiklet .
Bir  nohut – oda  Hacıbayram ‘da
Denizsiz  bir  ada ‘nın  kıyılarında
Görünmez  arkadaşlarım ..
Ne  işim  vardı  bu  rüya ‘da .

Bir  kere , bisiklet  yeşil  değildi ,
Başkentti ,  ada  değildi ,

Karpuz  iyi  çıkmadı , beni  yordu .
Alemdağ   ormanında   kayboldum ;
Herkes  beni  arıyordu ..
Akşam  oluyordu , korkuyordum .
Ne  işim  vardı  bu  rüya ‘da .

Alemdağ  ormanı  yandı ,  yok  oldu ;
Benim  kayboluşum  da  öylece  kayboldu .

Bir  resimde  toplanıldı  bilmeden ..
Birer  birer  dağınıldı  bilmeden ..
Beni  buldu  arayanlar  sonunda ..
Ama  onlar  silindiler  resimden
Ne  işim  vardı  bu  rüya ‘da .

Orda  orman  olsa  da  gene  kaybolsam  diyorum ,
Ya  da  resmi  yakıp  ben  onları  bulsam  diyorum .

SAÇMALAMAYA ÖVGÜ
Seni  övüyorum ,
Öğretileri  gülünç  kıldığın  için
Ve  eleştirdiğinden
Donacaklaşmaya  yönelik  inançları .

Seni , en  çok  seni  özlüyorum
Ve  öykünüyorum ,
Öykülüyorum  seni ..
Seni  yoruyorum , yorumluyorum

Seni  her  gördüğümde ,
Her  karşıma  çıkışında  sen ,
Her  saklandığında , çocuksu...
Karşımda ..
Senin  her  karşına  durduğumda
Ben
Senin  yanında
Seni  düşünüyorum

Seni
Ben
Hiç unutmuyorum.

PERDE
I
Perde  başkalarıdır
Başkalarına  açılır ,
Başkalarına  kapanır ,
Yaşamda  ve  Oyun ‘da .

Bir  konu  hazırlanır
/ Her  iki  tarafında /
Bir  konu    yaşanır .
Bazısı  ıslıklanır
Bazısı  alkışlanır .

Bazen  ıslıklanan  tekrarlanır ,
Alkışlanan  kaldırılır .
Bazen  alkışlanan  unutulur ,
Islıklanan  anılır .

Bazısına  çiçek  atılır ,
Bazısına  taş  atılır .
Bazısı  kapandıkça  açılır ,
Bazısı  açılmamak  üzere  kapanır .

Perde  başkalarıdır .
Her iki  tarafında  bir  konu .
Perde  her  iki  tarafındadır ;
Ayırır  ondan  onu .

Perde  açılıp  kapandığı  yerde
Bir  sonu  bir  başa  vurgular .
Bir  bilinse ! bilinmez  ki  nerde ,
Bir  başlangıç  bir  sonu  noktalar .

Açılıp  kapandıkça
Unutturur  oyun  olduğunu  yaşamın
Oyunun  bir  yaşam ,
Ya  oynayıp  yaşanan ,
Ya  da  yaşanıp  oynandıkça .

II
Perde  başkalarıdır .
Sevgilim ;
Beni  uyandır
Uykusuz  sezgilerimden ,
De  ki ;
Ben  o  değilim ..
Ben  hep  yaşadım ,
Hiç  oynamadım ..
Yokum  ben ,  de ..
Ben  orada  hiç  olmadım ..

Bağır , beni  uyandır ,
Orada  oynayan  beni  çağır ..
De  ki ;
Sen  hep  oynadın ,
Hiç  yaşamadın ..
Oyundu , bitti ;
Kapat  perdelerini
Seyircin  gitti .

III
Perde  başkalarıdır .
En  zor  üçüncü  perde ;
Ayırır  ikisinden
Üçüncüyü .

Üçüncü  aşk , savaş , ayrılık , aldatı , ölümdür ,
Beslenir  yaşamın  güzellikleriyle – çirkinlikleriyle
Uyarmak , vurmak  için  örülür
Dışındakileri  içindekileriyle .

Savaş , tutar  oyunlarda
Onu  yapamayanlarını  avundurur .
Aşk , korkunç  biter ,  oyunlarda ,
Onda  hiç  yenen  yoktur .

Mutluluk  güldürüye  girer  oyunlarda ,
Çoğu  kez  mutsuz  bir  aktör  oynar .
Yaşamda  aldanan , aldatandır  oyunda
Kral  oynar , sarhoş  oynar , hırsız  oynar , kör  oynar .

Ardında  birilerini , önünde  birilerine
Bağlayan  bir  çağrıdır , perde ..
Oyuncularını  seyircilerine
Benzer  çizgilerinde ayırır . Perde .

YOLA  ÇIKMADAN  ÖNCE  KENDİMİZE  BAKINDIK
 İLKİN  YERİMİZDEN  YERİMİZİ  ARANDIK

I
Daha  fazlası  ora  değildir
Orada  dur , tam  orada .
Bir  başka  beridir  daha  ötesi
İlkin  yerinde  dur , tam  orada ,
Orada  dur , dur ‘u  bul .

Daha  fazlası  o değldir .
Dur ‘u  bulunca  durma  artık .
Kalırsın  yoksa  kendine  kul .
Kendinsiz  kalırsın  o  içinde .
Kendini  tamamla , kendine  var ,
Var  da , kal ‘ı  bul .

Kımıldama , dışına  çıkarsın ,
Dışına  çıkarsın , anlayor  musun ?
Daha  fazlası  bu  değildir , durul .
Aşmasını  bil , kendini  kendin  içinde .
Ötelere  götürecek  bul ‘u  bul .

II
Daha  azı  bu değildir .
Düşünmezsen  gerilersin ,
Dışında  kalırsan , anlayor  musun ?
Dur- düşün , orayı - onu - bunu .
Anla  bulduğunu , yaşa  olduğunu .
Durumlarda  bil ‘ i  bul .

Sonra , saf  şimdi  değildir ,
Öncedir  birazı  şimdinin .
Ama  sana  kalık  sonranın  tadı  tuzu .
Sendenliği  olsun  diye  gidişinin
Şimdi  önce  gel ‘ i  bul .

Bir  daha  azı  bura  değildir
İki  sensiz  bura  olmaz .
Üç  o ‘suz  olmaz  ora .
Dört  gelen  duranı  bilmelidir ,
Beş  giden  kalanı
Yoksa , altı , olmaz ora , bura .

III
Gitmek  hiç  o  kadar  kolay  değil .
Gelmekten  daha  zor , anlayor  musun ?
Ora  başka  bir  şeydir  uzak .
Önce  yerinde  duruyor  musun ?
Yerinde  olmana  bak .

Olmak  hiç  o  kadar  kolay  değil
Durmaktan  çok  zor , anlayor  musun ?
O  ikinci  bir  şeydir , uzak
Sen  birinci  adımı  atıyor  musun ?
Bu  ol ’dur , ötesi  mak.

Senin  işin ilkin  dur ‘dur
Kendi  içinde  ol ‘u , gel ‘i , bil ‘i  bulmak ,
Anla  gel ‘i , gid ‘i , anlarsın .
Bunlar  görmek  kadar  zordur ,
Bilip  durmak , olup  varmak .

Senin  işin  dur ‘a  kadar , dur ‘dan  sonra .
Sana  kadar  senden , ora  kadar  or ’dan  sonra .
Yerinde  bir  kişi  var , görüyor  musun ?
Bütün  her  şey  yer ‘e  kadar , yer ‘den  sonra .
İlkin  durup  biliyor , sonra  bilip  duruyor  musun ?

BİZİM  ŞARKILAR
Çamlıca  bahçelerinde  eski  günler  hatırlanıyor
“Biz  Heybelide  her  gece  mehtaba  çıkardık “
Hüsnüne  güvenen  sevgilim  benden  kaçıyor .
Halbuki  “ Niceden  bu  tarz-ı revişten  geçti “ .

“ Ömrüm  seni  sevmekle  nihayet  bulacaktır “
O  kadar  gülüp  eğleniyorlar  ki !
“Yalnız  seni  sevdim ,  seni  yaşadım “
Nasıl  bir  sevgidir  bu , bilmiyorlar  ki !

Şarkılarla  çoğalıyor  keder :
“ Ölürsem  yazıktır  sana  kanmadan “
“ Dün  yine  günümüz  geçti  beraber “
Fakat  bu  yalnız  gece  yalan .

Her  yerdeyim  şimdi  ben
Zamanın  dört  sene  evvelinde :
Eylül  mehtabı Bostancı  iskelesinde
Zamanın  üç  sene  evvelinde :
Yaz  günleri . Çifte  Havuz  bahçelerinde
Zamanın  iki  sene  evvelinde :
“ Bir  ihtimal  daha  var ,
O  da  ölmek  mi  dersin “ şarkısı  dilimde .

Besteler  dönüyor  korkularımın  içinde :
“ Sevecekler  diye  gönlüm “ onu “ pek  kıskanıyor “ .
“ Bugün  de  akşam  oldu “ Çamlıca  bahçelerinde
Bizim  şarkılar  geceye  uzanıyor .

SHAKESPEARE ‘DEN  SHAKESPEARE ‘E
Çok  şey  var
Olmakla  olmamak  arasında

Bence  bütün  ve  her  şey
Bölmekle  çıkarmak  arasında

Çokluk  ikiye  bölerler  her  şeyi
Toplamakla  çarpmak  arasında

Ben  dörde  bölerim  her  şeyi
Gitmekle  kalmak  arasında

Bir  yokluk , yok  olmak
Aldanmakla  inanmak  arasında .

Bir  varlık , var  olmak
Unutulmakla  unutmak  arasında .

Ben  yok  oldum  kimi  zaman
Yok  olmamak  içindim  kimi  zaman

Var  oldum  öyle  anlar  oldu  ki
Var  olmamak  içindim  kimi  zaman

Her  şey   senin  yüzünden
Deyip  çıkmak  vardı  aradan

Ama  ben  bilirdim  ki
Benim  yüzümdendi  de  çoğu  zaman

SONUÇ
Bütün  sonuçlar   hüzünlüdür :
Sanki  bir  çözüm  bulunmuş ,
İş  bitirilmiş ,bir  adım , atılmıştır ..
Bir  son , görülmüştür ..
Yer , yarılmış ,
Bir  dağ , aşılmıştır ..
Biri  gelmiş , kalmış ,
Armağanlar , ödüller  almış ,
Kazanmış  ve  gitmiştir ..
Kimi  hemen  unutulmuş :
Ölünmüştür .
Kimi  zaman  zaman  anılmış :
Bir  tür  dönülmüştür .

Sevmeyorum  sonuçları :
İçine  yaşamlar  gömülmüştür ,
Bir  problem  çözülmüştür ..
Bir  yere  varılmış ,
Oraya  alışılmış ,
Orada  kalınmıştır ..
Bir  gülücükle  darılınmış ,
Bir  öpücükle  barışılmıştır ..
Bir  deftere  yaprak  yaprak  yazılmış ;
Dolmuştur .

Sanki  biri  asılmış
Bir  yerde  bir  zamanlarda
Biri  yakılmış ..
Ki  çok  yerde , zamanda
Asılmış , yakılmıştır .
Biri  kurşuna  dizilmiş ..
Ki  çok  kimse , çok  yerde
Kurşuna  dizilmiştir .
Romanlarda  yazılmıştır
Ama  neden  tarihlerde
Asılanlarla ,  yakılanlar ,
Bir  de
Kurşuna  dizilenler  de
Vurulanları  vurmuş ,
Yer  almış , kalmışlar  belleklerde ,
Sonuçları  itip  ertelemiş ,
Yeni  sonuçlar  getirmiştir .

İnsan  bir  araç  değildir ,
Türlü  sonuçlar  için ..
İnsan
Bir  sonuç  ardında  değil ,
Bir  anlam  ardındadır ,
Ve  de  hep  kendince
Amaca  bir  aşama ‘dır .

İnsan  bir  sonuç  değil  bence ;
Sürekli  bir  yaşama ‘dır .
Kısaca :
Sonuç  varsa  o  insan ‘dır .
 

BİR  MONOLOG
Çağırırım ,
Gelir .
Otur  derim ,
Oturur .
Konuşun  derim
Ne  konuşayım  der .
Kaldığınız  yerden  devam  edin  derim .
Nerde  kalmıştım  der .
Orada  derim.
Orası  neresiydi  der , durur .
Örneğin  Allende  konusunda  derim.
( Ayyende  okunur )

Bilirim , susması  gerekirken  dinlemez .
Eline  bir  kalem –kağıt  veririm ,
Yazın  derim :
“Zırva  tevil  götürmez “
Yazar , ister – istemez .

Kapıyı  açarım :
Şimdi gidin  derim ,
Giderken  uğurlarım ..
Okuyun , derim
Bilirim , okumaz .

Okuyup  anlasaydı ,
Öyle  konuşulmazdı ,
Bu  da  yazılmaz.

ÖYLESİNE  BİR  MASAL  Kİ
Benim  bahçem  yoksuldu ;
İki  dala  bir  yaprak  düşerdi  ağaçlarımdan .
Kuşlarım  ödünç  alırdı  kanatlarını
İşlerinden  yorgun  dönen  arkadaşlarından .

Zeytin , peynir , reçel , bal
Konserleri  verilirdi  her  gece
Sofradaki  yapayalnız  ekmeklerle
Ve  yokluklar  yarına  bırakılırdı  böylece .

Soğuk  sular  akardı  çeşmelerden ,
Doktorlar  saklambaç  oynardı  hastalarla .
Her  akşamki  sazlı - sözlü  eğlencelerden
Çocuklar  hasta  olurdu  pastalarla .

Aylı – yıldızlı – mehtaplı  gecelerdi  tüm
Sokaklar , evler  ışıl  ışıl  parlardı .
Çözülmesi  zor  bilmecelerdi , kördüğüm ;
Ve  bakar  bakmaz  çözüm  bulan  adamlar  vardı .

Öyle  okullarımız  vardı  ki  orada
Öğretmenler  Hoca ‘larının  öğrencisi  değil ,
Ner ‘deyse  kulu – kölesiydi , kıran – kırana .
Derslere  bile  girilirdi  arada .

Nasıl  anlatsam , bizim  ora ‘lar
Öyle  sıradan  bir  semt  , bakımsız  bir  mahalle  değil ,
Sanki  Cennet ‘ten  bir  köşe
Bağımsız  bir  masal  ülkesiydi .

Ah ! sizler  görmediniz  çocuklar , çünkü
-- Dilerim  görmeyiniz – o  günler  geride  kaldı .
Dinlemediniz  böylesine  bir  öykü .
Şairinize  gülmeyiniz , bir  masaldı .

BARAJ ‘IN  ÖYKÜSÜ
Ben  bir  baraj ‘ım  dostum .
Bir  omuzum  dayanmışsa  bir  dağa ,
Başka  bir  yamaca  yaslanmıştır
Öbür  omuzum .

Ama  benim  işim  dağlarla  değil .

Sırtım  sulara  dayalı ,
Işığa  dönük  duruyorsa  göğsüm ..
Bir  bildiğim  var ,
İki  gözüm .

Ama  benim  işim  sularla  değil .

Niçin  çıktım  karşısına  suların ?
Niçin  durdum  karşısında  dağların ?
Nereden  geliyor ,nereye  gidecek ?
Dayanacak  mı  gücüm ?

Ama  benim  işim  sorularla  değil .

İncecik  bir  dereydik , geçip  gidendik
Ye  sen , ya  ben .
Sonra  bir  göl  oluverdik
Ya  sen , ya  ben .

Ama  benim  işim  manzaralarla  değil .

Taa  ötede  vardı  ya ,
Hani  bir  kaynak ..
Şimdi  gece – gündüz  tam  vardiya
Işık  oldu , enerji  oldu  o  kaynak .
 

Ama  benim  işim  kaynaklarla  değil .

İşte bizler , el – ele  verdik ,
Olduk  bereket  dolu ‘su .
Tümünü  kendi  adında  yücelttik ;
Dağ , taş , toprak , su .

Ama  benim  işim  topraklarla  değil .

Dedim  ya ! Sen – ben – o ; yani  biz
El – ele  vermeliyiz , istersek  yüceltmek ..
Yoksa , boşu  boşuna  akıp - gideriz ,
El- ele  vermezsek .

Ama  benim  işim  ayrılıklarla  değil .

Ben  bir  suyum , sen  bir  dağsın , düşünüyor  musun ?
El- ele  vermişiz ; o da  oluyor  bir  nur , bir  ışık ..
Ovalara  kentlere  bereket  yağsın , düşünüyor musun ?
Fabrikalar  aydınlık , evler – insanlar  aydınlık ..

ONDANDIR
Seninle  ben  değil ,
Seninle  biz  ikimiz
El – ele , göz – göze , baş – başa ,
İyi  şeyler  düşündük ..

Gündüz – gecelerimizdi gece – gündüzlerimiz ,
Evler – odalar ,
Pencereler , perdeler , saksılar , çiçekler ,
Halılar , kediler  düşündük .

Sofralar ,
Misafirler  düşündük ;
Gelmediler ..
Nerde ‘ler  düşündük .

Türküler , şarkılar, şiirler ,
Kendince  öyküler  düşündük ..

Sen  unutmuşun ,
Ben  de  yazmamışım ..
Şimdi  dalıp  dalıp  gidiyor ,
Orda ‘lar  düşünüyorum .

Arada  yalnızlığımı  anlamamışım ..
Üşüyorum .

ÇOCUKLARA
Yalan  bile  söylerken
Prensibim  doğruluktur
İsterim  ki  ben
Sen  de  öyle  ol  çocuk

DURUM
Ben  sonsuzluğa  oynamaktayım
Burada  da  orada  da
Onun  için  gözler
Ufacık  bir  noktayım
Orada  da  burada  da

Sana  göre  kalmaktayım
Ona  göre  durmaktayım
Burada  da  orada  da
Bana  göre  olmaktayım

OYUNLAR
Ne  zaman
Bir  kenara  atılmış ,
Patlamış  bir  top  görsem ,
Aklıma
Yarıda  kalmış  bir  oyun  gelir .

Çocukluğumu  düşünürüm ,
Büyüdüğümü  düşünürüm .
Aklıma
Oyunun  topsuz  yanı ;
Başka  bir  oyun  gelir .

ÇAN
Çocuklara  her  gün  yaşam  günüdür ;
Doğum  günü  yaşlıların  hüznüdür .

DO
Dün  sabaha  karşı  kendimle  konuştum
Ben  hep  kendime  çıkan  bir  yokuştum
Yokuşun  başında  bir  düşman  vardı
Onu  vurmaya  gittim  kendimle  vuruştum

ADALET
İnsansız  adalet  olmaz
Adaletsiz  insan  olur  mu ?
Olur , olmaz  olur  mu ?
Ama , olmaz  olsun .

SÜRÜSÜNE  BEREKET
Yalancılar , sevimsizler  söz  dolusu .
Boş  kafalar , ceketler , paltolar , şapkalar ..
Sıfırlar , bönler , ahmaklar , oburlar ..
Baksan , bakmasan  göz  dolusu .

BIKMAK
Önceleri  küçüktüm
İçinde  ben  kayboluyordum

Şimdi  büyüdüm
Dışında  sen  kayboluyorsun

ALTERNATİF
Biri  bir  yerde  eğer , bir  anda
İkiye  bölünse  neşeden
Seviniyorum  içimden

Bazen  o  sevinen  ben
Neden  bin  parça , kırık
Darmadağın  oluyorum , neden

ÇİÇEK
Biri  biraz  geciktiğini  söyleyecek
Bir  çiçek  bir  yalandan  geçecek

ÇİÇEK  KULLANMAK
Bir  çiçek  Kurtuluş ‘da  otobüs  bekleyor
Bir  kadına
Ya  bir  ölüye
Ya  bir  yalana  gidecek
Çiçekler  yalana  bile  boyun  eğerler
Ama  en  çok  gecikmedir
Bir  çiçeği  üzecek

ONU
Gidenler  oraya  kadar
Gider
ler

Kalanlar  buraya  kadar
Kalırlar

Arada  bir  an  var  olur
Sanırlar

Bir  an  vardır  arada
Onu  bile  alırlar

NON  ETİK
Karanlık  çöktü , bahçemize  evlere
Karanlıkta  görmeye  yöneldim
Alıştırdım  sonunda  kendimi
Karanlıkta  görmelere

Baktım  kimileri  de  çevremde
Karanlık  kalkmaya  kalmadan
Karanlığa  alıştılar

ÇİÇEKLER  NEDEN  SOLAR
Bir  çiçek  büyüyecek
Bir  satıcı  onu  kesecek
Sana  verecek
Sen  onu  alıp  gidecek
Ya  bir  kadına
Ya  bir  yalana
Ya  bir  ölüye  verecek
Çiçek  buna  gülecek

Bir  çiçek  bir  ölüye  gidecek
De
Ölü  sevinecek , ya  da  gülecek

Biri  birine  kendini  gösterecek
Ve
Gecikince , elinde  bir  çiçek
Özür  dileyecek

Gül , sen  gül  buna  gül , gül
Bu  gelenek , bu  kural ,
Bu  kadın , bu  ölü , bu  gecikmeler
Toplumsal

BİR  RÜZGAR
Bir  rüzgar , işi  esmektir
Kimi  şeyi  söndürür  yanarken

O  götürür , getirir
Bunu  bilmez , eserken

Bakarsın  bir  şey  alevlenir
Bir  başkası  sönerken
 
ŞUNSUZ
O  söylemeseydi  karşı  çıkmayacaktın
Belirsiz  duruyordun  onsuz
Kitaplar  da  az  değil
Ama  konuşmak  öte  bir  şeydir
Söyleyen  söyler , durur , konuşur  gider
Ve  söylenenler
Sende  uyanır  olgunlaşırsın , söylenenler
Göz  demiştir  o , ya  da  göz  demiştir
Ki  artık  elindedir  bir  göz  düşüncesi , bir  göz
Bakarsın , kim  bilir
Göz  demiştir , elinde  bir  göz   fikri
Sende  seni  sen  eden  bir  bakış
İyi  kötü  bir  düşünce

O  olmasa , o  gelmese  demese
Masanı  kim  masa  eder
Yatağını  kim  yatak
Sen  olmazsan , o  güzellemese ,
Onsuzluğu  bağırmayı  vermiştir
Sana  o
Bağır .

KÜRSÜDEN
    İskender  için

Tarih  kucağında  sen  küçük
Çabucak  düştün  çocuk

Çocuk  bahçesi  değil
Okul  sırası  değil

Fırınların  değil
Uzun  zamanların  yolların  vardı

Bir  can  sıkıntısı  erken
Geldi  seni  aldı

Oğlum , kim  dedi  sana
O  kadar  mutlu  ol  deye

Ne  kaldı ?

DENİZİMİZ
Denizi  sorguya  çektim  birden
Neler  anlattı , neler , baktıkça

Biraz  daha  sıkıştırdım
Çıktı  umulmadık  şeyler

Deniz , o  güzelim  deniz
O  götüren , veren , sevilen

Deniz , o  güzelim  deniz
O  alırken , aldıkça  sevilen
O  veren , verdikçe  götüren
Ve  yitirdikçe  yittiğimiz  deniz .

SUSMAK
Bir  insan  olsun
Olsun  da  burada
Bir  insan  olsun
Orada

Nerede  olursa  olsun
Bir  insan
Gitse  olsun , kalsa  olsun
Giderse  olan , gitmezse  duran

Aranır  bir  insan  bir  insanı
Arar  bir  insanı  bir  insan

Söylenemeyor  çok  şey
Susmadan

İDİ
İlkin  herkes  var  idi
Sonra  herkes  var  idi

Önce  söyleyecektim
Ardında  unutma  olmasa  idi

Sonra  unutacaktım  ben  de
Önümde  anmak , bir  yolsa , idi

Yol , götüren  ya  da  getiren
Bir  yol  olsa  idi

Kızın , bana  kızın
Çünkü  soğumak  var  idi

AĞANIN  MEZARLARI
Ağa  altınlarını  saklamak  için  gömdü
Ağa  saklayordu  kendini  altınlarına
Ağa  öldü

Ağa  gömmek  için  saklayordu  kendini  altınlarına
Gömülmede  buluştu  saklayanla  saklanan

Ağlandı  ağanın  ardından
Bulunmayan  altınlarına

Ağa  paracıklarını  sakladı , kaçırdı  hep
Vermedi  oğullarına , kızlarına , damatlarına

Sabah  erkenden  çıkardı , atına  binip
“ Ben  şöyle  bir  bakayım  hele “ ...
Ambarlarına , tarlalarına , ağıllarına

“Yarın  erkenden  kente  ineceğim ,
Yok  yok  sen  gelme , sen de , ben
Erken  döneceğim ...” oğullarına .

Ağa  bir  şey  çeviriyordu , beli , hep  erken
“ Ben  şöyle  bir  bakayım “ lardan  dönerken
Çeviriyordu  paralarını  gömdüğü  altınlara

Ağa  saklıyordu  paralarını  gömerken
Saklıyordu  kendini
Altınlarına

Bir  gün  ağa  öldü , gömüldü , ikindi  erken
Buluştu  toprakta  saklayanla  saklanan
Ağa  kavuştu  altınlarına
Ağlandı , hallaç  pamuğu  gibi  kazılan  çiftlikte
Ağanın  ardından
Bulunmayan  altınlarına .

Mezarın  yerinde  anlaşmazlık  çıktı
Birbirine  girdi  oğullarla  damatlar
Hepsi  birer  mezar  kazdı  ağalarına

Altüst  edildi  topraklar
O  yüzden  bugün  de  ağlarlar
Ağalarına .

SICAĞI  SICAĞINA
Ben  rüya  görmem  nedense
Ama  seni  gördüm  düşümde ,
Uyanıverdim  birden
Karanlığın  kucağına ..
Olduğu   gibi  yazıyorum ;
Sıcağı – sıcağına

Uyandım ,
Ki  her  şey , simsiyah  ve  sessiz .
Öylece  kaldım ,
Her  şey  simsiyah  ve  renksiz .
Kapkara  kaldım .
Işığı  yaktım , yazdım :
Tümü  sen ‘li , tümü  sensiz .

Birden  sen ..
Sarılar  giyinmişsin ,
İki  parça  ( yani  döpiyes )
Bir  iskeledeyiz ,
Vapur  kalkmak  üzere ,
Telaş  ardında  herkes .
Gazete  alıyoruz .
İskele  sergisinden .

Sarılar  giyinmişsin , ( tayyör ) ,
Bir  beyaz  gömlek , düğmeleri  sedef .
Önüne  bakıyorsun
Yapmacık  gülümseyerek .
( Beni  görmüşsün  belli )
Ama  bakmıyorsun ( gülerek ) .
Sağ  elinde  çanta , tütün  rengi .
Sol  elinde  bir  çiçek ,
( Olduğu  gibi )

Bir  sürü  insan , ( birbirine  benzemiyor ) .
Bir  sürü  gazete , ( birbirine  benzemiyor ) .
Bir  sürü  haber , ( birbirine  benziyor ) .

Bakıyorum , yüzün  beyaz , bembeyaz ,
Nedense .
( Ama  güzelsin )
Bir  yerde  bir  şey  unutmuşum
Bense .
Sen  vapura  binip  gidiyorsun .
Ben ( binmiyor  değil ) , kalıyorum ..
Gidiyorsun , kalıyorum ( nedense ) .
Görmemiş  oluyoruz  birbirimizi .

Uyanıyorum
Karanlığın  kucağına ..
( Hepsi  olduğu  gibi ) ,
bunları  yazıyorum ;
Sıcağı – sıcağına .

 SEVMEM – SEVERİM
Ben  uzun  sözleri  sevmem
Bir  de  uzun  yaşamlı  bunakları
Onlar  da  beni  sevmez
Olmamıştır  olacakları

Ben  uzun  anlamları  severim
Bir  de  uzun  yaşamlı  yaşayanları
Onlar  da  beni  sever
Olacaklıdır  olacakları

HEP
Ben  size  hep  bu  şarkıları
Yalnız  ben  mi  söyleyeceğim
Unuturum  yeryüzünün  yazdığını
Kalanları  sana  ona  buna  ( bana )
Hep  ben  mi  göstereceğim

BİR  GÜN
Bir  gün  gelir
Ben  sizlere  benzemeyi  bırakırım
Bir  gün  gelir
Ben  sizlere
Gitmeyi – gelmeyi  bırakırım
Bir  gün  gelir
Ben  sizlere
Duymayı – düşünmeyi  bırakırım

 BİRDENBİRE
Ben  birdenbire  uyurum
Sen  gibi
Birdenbire  uyanırım  ben
Evren  gibi

DUYGUSAL
Sen  ona  bir  gemisin yönü  senin  yönündür
Bir  sancısın  geçerden  denizlerini  özgür
O  da  bir  ada  olsun , sana  çevrili  dursun
Dağının  dağlarla , yüzünün  rüzgarlarla
Bağlandığı  kendini  sende  çözülmüş  görür

Gemiler  göründükçe  adalar  da  düş  görür
İnsanlar  nerede  olsa  bir  orayı  düşünür
Derler  adadakiler , şu  gemi  bir  gün  gelse
Gitsek  buradan  öte , nereye  gideceksek
Bilseler  gemiler  de  bir  adayı  düşünür .
   Nisan  1971

BİR  NEDENLE
Düşünmüş  olduğunu
Bir  insan  değiştirebilir  başka
Bir  nedenle
Yaşamış  olduğunu  değiştiremez  başka
Bir  nedenle

KORUR
Bir  defter  düşünüyor ,
Bir  kitap  uyuyordu ,
Kitabı  uyandırmadım
Uykusundan .

Defter  bana  bakıyordu
Ben  ona  bakıyordum
Bakışlarımız
Birbirini  çağırıyordu

Onun  dediklerini  anlıyordum ,
O  beni  anlıyordu .
O  beni  uyandırıyordu  boyuna ,
Ben  onu  uyandırıyordum
Uykusundan .
Bu  kadar  yetmez  mi ?

Ben  onu  sevdim ;
O  beni  dinledi  hep
Birbirimizi  aldatmadık  hiç .
Söyledim , söyledim ,söyledim ,
Anlattım  ona , korudu  beni ,
Unuturum  korkusundan .

AÇI
Vuran  der  ki :
Ben  vururum ;
Ya  bilerek , ya  da  bilmeyerek .

Vurulan  da  der  ki :
Vuruldum ; ya  bilerek ,
Ya  da  bilmeyerek .

SEVDA
Ben  alev - alev  yanıyordum  sevdadan
Yüzüm – gözüm – kulaklarım  sımsıcak
Sen  üşürdün  yumul – yumul , bir  kucak
Isındıkça  ürperir , ısındıkça  sevdadan

Bir  soba  söndü  birden  mangal  küllendi
Sevdanın  kuşları  uçuştu  dallarından
Gözlerindeki  ışık  gölgelendi
Susmalar  esiyor  karanlıklarından .

DARI
Sevmek
Nokta  almaz
Çocuklar .

Sevmeye  nokta  koyanlar
Sınıfta  kalır .

Onun ,
Virgülleri  vardır
Çocuklar .

Sevmek  noktalanmaz ;
O , noktadır .

ACI  ŞARKI
Siz  güzelliğinizi  yitirmişsiniz
Sanki  hiç  bitmeyecek  bilmişsiniz
Nasıl çıkıyordunuz , bir  hatırlayın
Oysa  ki  bakın  şimdi  inmişsiniz

Bir  sözü  dinlemeden , anlamadan
Bir  bakışı  oluş  tamamlamadan
Aşkın  yollarında  yalanlamadan
Sevdadan , vefadan  silinmişsiniz .

İYİ  MİSİN
Ne  an  yakınlaştımsa
İttiniz
Ve  ne  zaman
Geldimse
Gittiniz

Siz  hep  büyük
Ve  önce
İdiniz
Gerçekten  öyle  oldu
Önce
Siz  bittiniz .

AJAXİ
Bu  güzel  ayaklarınla
Bu  çirkin  acun ‘ a  basma

Bundan  sonra
O  çirkin  ayaklarla
Bu  güzelim  acuna  basılmasın
Basmayın
Basmasınlar

OLGUN ‘DAN
Önümü  sağımı  göremiyorum
Bahçemi  bağımı  göremiyorum
Aralarında  bir  dost  var , bakıyor
Ölü  mü , sağ  mı  göremiyorum

KUŞKONMAZ
Kuşlar  kanatları  gereği
Uçtuklarından ,
Uçarken
Daldan – dala  konduklarından ,
Unuturlar  kondukları  dalları

Unuturlar  ama ;
Ağaçlar , çiçekler ,
Yaprakları  gereği
Kuşları  unutmazlar ..
Uçamadıklarından .

Kuşkonmaz , Kuşkonmaz ..
Seni  seviyorum ,
Sen  de  biliyorsun ..
Kuşlar  kondukları  dalları  unutmaz .
Sen  kuşlara  iyi  bir  ders  veriyorsun .

Onlarla
Dallar  kondukları  kuşları  unutmaz
Gibilerden
Alay  ediyorsun .
Konamadıklarından .

MADALYA
  verilmemiştir

Siz  ulu  bir  pınar  gibiydiniz
Bazen  kızgın , bazen  serin.
Bazen  de  sevgindiniz.

Büyük  mutluluklara  da
Büyük  açlıklara  da
Sadalar  verirdiniz

Unutulmaz ,
Unutulmamalı  sesiniz
Hem  iyi  hem  de  güzeldiniz

Şimdi  neredesiniz.

OLGUNLUK
Sekiz  bin  kerre  dokuz
Dokuz  bin kerre  sekiz
Her  şey  ardında  ise
Dün  vardık , bugün  yokuz

Dokuz  bin kerre  sekiz
Sekiz  bin  kerre  dokuz
Önünde  bir  şey  varsa
Dün  yoktuk , bugün  varız .

ANLA
Akıllı  derler  aldır
Deli  derler  aldırma
Derler ’i  öngörürsen
Yok  bakarlar  adama

Derler ‘i  son  görürsen
Deli  derler  adama
Sen  derler  misin , ya  da
Deyen  misin , de  bana

SEN – SAN
Kulağına  doğru  eğilsem
Desem
Sen  gülsen , gülümsesen

Kulağına  doğru  eğilsem
Söylesem
Sen  dursan , bir  düşünsen

Gözlerine  baksam
Söylemeden  sussam
Sen  kaşlarını  çatsan

Gözlerine  baksam
Konuşmadan  anlatsam
Sen  kızsan

OZANLARIN  ÖLÜMÜ
Yaşam  bir  odadır , insanın
Yaşadığı  yaşamadığı
Penceresinden  baktığı
Anlayıp  anlayamadığı
*
Ölüm  bir  kapısıdır  o  odanın
Duvarlarında  yeşerip  solan
Uyuyup  uyanan  zamanın
Açtığı  kapayamadığı
*
Sonra  birdenbire  çıkan  bir
Sessiz , susan , okuyan , düşünen , yazan
Sonra  birdenbire  dipdiri
Ola  ki  bir  ozan
*
Oysa  ki  yaşam  çok , ölüm  bir
Oda  çok , pencere  çok , kapı  çok
Duvarlarında  sayısız  unutkular  yeşerir
Denir  ki , sanılır  ki  ölüm  yok
*
Bakılır  bir  gün ,  ne  bir  günü , hayır .. bir  an
Bir  kapı  açılır , çıkar  biri  , gitti  sanılır
Aydınlanır  yaşam , görünür  gelecek ve  kalan
Ozansa  çıkan , geldi  sanılır
*
Yokluğunda  ağırlığı , yoğun , yorgunluğunda
Ozanların  yaşamları  süresiz  bir  aşkadır
Anımsanan  o  sürekli  unutulduğunda
Ozanların  ölümleri  bir  başkadır
*
Ya  dinlemiş  ya  söylemiştir
Ozan
Toplumun  içinde  yaşar , doğanın  dışında  ölür
Adını  vermeyen  süresiz  bir  aşkadır
Öyle  ki
Belki  doğmamış , belki  de  ölmemiştir .

ADSIZ  ŞİİRLER
***
Ben  size  ne  yaptım
Çağrı  mı , armağan  mı , ceza  mı
Ne  vardı  böyle  karşıma  geçecek
Ben  ne  yazılar  ne  çizgiler  yitirdim  hatırlamadım
Ne  var  ki  sizinki  onlar  gibi  gitmeyecek

Artık  olan  oldu
Gitseniz  gitmeseniz  bir
Ben  de  düş  kursam  da  kurmasam  da
Aklıma  yüzünüz  gelecektir

Ben  size  ne  yaptım ,
Ne  kötülüğüm  dokundu  size
 İnanın – hoş  niçin  inanacaksınız –
Sizi  şu  ana  kadar  tanımazdım
İnanmak , bilmek  yakışmaz  size
Karşıma  çıkmayacaktınız .
Karşımda  bir  resim  gibi  şimdi
Kurmadığım  düşlerin  çizdiği , siz
Hem  gözüme  hem  düşünceme
Çakılıp  kaldınız
Renklerinize  ve  biçimlerinize
Düş  dışı  gerçeklerin  çizdiği  siz

Beni  benden  çıkardınız
Beni  benden  aldınız
Göz  görmeye – görmeye
Bir  uzağa  bıraktınız
Kendime  dönmeye  artık  çok  geç

***
Ben  bir  adam  tanıdım
Yalandan  korkardı
Hem  dinlemesinden
Hem  söylemesinden
Onun  için
Uyursa
Uyanınca
İlk  yalanı
Kendisinden  sorardı

***
Sevmek  bir  karşıya  uzanmaksa
Başkasına  uyanmaksa  uykusunu
Yalın  yalın  anlamaksa
Demirin  pas  noktasını
Ki  yaşamaktır  bu
Tomurcuğun  sesini
Susularla  bağırmasını
Duymaktır .

***
  14.9.1980 , Pazar
Amma  da  kavgalar  ederdik
Ne  güzeldi
Barışık  dargınlıklarımız

Bambaşka  bir  tadı  vardı

***
Seviyorum  eşit
Seviyorsun  demektir
Doğrusu
Tam  orada  başlar
Yitirmek  korkusu

***
Yanımdaydı , boyuna  gidiyorduk / elimi  tutuyordu .
Elimde  renkli  yazılar  vardı / aldı / elleri  kaldı

Şenlik  değildi , şölen  değildi / bir  gardı ,bir  limandı
Biz  boyuna  gidiyorduk / yok / düşleri  kaldı

Saçları  bakırdandı / gördüm / gülüyordu / sessiz /
Duymuyordum , hep  görüyordum / gözleri  kaldı /

Bizi  tanımadıkları  bir  alandı , zamansızdı
Herkesin  tersine  gidiyorduk / yüzleri  kaldı /

Dudakları  kımıldıyor , bir  şeyler  söylüyordu
Şimdi

***
Bazı  yüzlere  başkaları  yazılmıştır
Gülüşlerinde  sıralarını  bekleyen
Kapalı  susmaları  yazılmıştır
Kendi  kendini  kilitleyen

Konuşmak  isterler  ama  neyi  kime
Yoktur ‘lar
İsterler  bir  yakınmayı  açıklamak
Karşıtlarını  kendileri  doğuran  sorular
Bir  yanıt  ararlar

***
Ellerim  kirlenir
Yıkarım  ellerimi

Sözlerim  kirlemez
Dinlerim  sözlerimi

Yüzüm  kirlenir  ise
Yüzümü  yıkar
       Yüzüme  bakarım

Ellerim  kirlenirse
     Ellerini  sıkarım
 
***
Bekledim , bekledim
Sorsun  istedim
Kendisini  sorsun  istedim
Sormadı

Dinledim , dinledim
Durmadı .
Sert  mi  yazdım , yoksa
Dursun  istedim .

***
14.9.1980 , Pazar
Zaman  her  zaman  geçti
O  yüzden
Adları  önemli  değil  o  yerlerin
Şimdi
Apaçık  görülüyor  artık  her  şey
Hep  olan  oldu

Önce  ellerimi  aradım
Bilen  bilir
Bir  şeyler  söylerdim , ama  ellerimle
Ve  yalnız  gözlerimle  görürdüm
Yetmeyen  bir  şey  sezerdim
Dirilir – dirilir  ölürdüm

Şimdi
Susmayı  söylerken  yankılanan ,
Eskilerde  kalmış  bir  sözün
Duruvermesi
Bambaşka  bir  öyküye
Yolu  açıyor .

***
Bir  ömür  boyu
Çekersin  aşkı –ı  sevda ‘dan
Yanarsın  bir  yaşam  boyu
Yazarsın  destan  destan
Uzaktan  yakından
İçinden  dışından

Gelir
Bir  bakışta  okurlar
Sağolsunlar  .

***
Ben  indim  taşıt  gitti
Biletin  işi  bitti

Yeni  yolcular  geldi
Beni  ayrılıkları  itti

Yeni  yolcular  gitti
Ben  kaldım , yolculuk  bitti .

***
Ben  her  şeyi  bileceğimi  bilirdim  de
Seni  unutmasını  bileceğimi
Bilmezdim

Söyledim  de  iyi  mi  oldu

***
Sen  at  mısın
Tepinen , hırçın , kavga  eden
Çifteler  mi  atacaksın
Düşünmeden

Eskiden  bile  böyle  olmazdı
Hakikat , realite , gerçek
Bu  çukurları  kim  kazıyor , kim  kazdı
Günden  güne  büyüyor  her  hendek

Bir  at , ben  de  görüyorum
Durmuş  bakıyor  çukurun  önünde
Düşünüyorum
38 tarihli  bir  tepenin  üstünde

Bence , At  bakacak  ve  üzülecek
Ya  kendisinden  korkacak , ya  kendinden
At  ya  çukura  düşecek
Ya  da  ölecek  korkusundan

***
Bir  duvar  yapsalar
O  duvara  bir  pencere  açsalar
O  pencereden  baksalar
Bakanlar  varsalar
Kendilerini  bulsalar

***
Benim  gibi  düşünürmüş  bana
Ama  gene  de  beni  anlamayormuş
Ben  onun  ben  gibi  düşünmediğini  biliyorum
Onu  anlayorum

***
Bana  vermek  istediniz
Anlamamazlığa  vurdum
Bana  sordunuz
Unutabilir  misin  dediniz
Bana  baktınız
Ben  sustum
Siz  de  sustunuz
Sonra  çok  güzel  bir  cevap  vermiştim
Unuttunuz .

***
Bu  taş  bana  düşmedi
Bu  düş  bana  taş
Gel  derim  gel
Gel  be  arkadaş

***
Senin  yokluğun  benim  yalnızlığımı  yapmaz
Yalnızlığımı  çoğaltır
Benim  yokluğun  benim  yalnızlığımı  yapmaz
Varlığımı  anlatır .

***
Senin  yokluğun  benim  yalnızlığımı  yapmaz
Yalnızlığımı  anlatır
Benim  yokluğun  benim  yalnızlığımı  yapmaz
Varlığımı  çoğaltır .

***
Benim  yokluğum  senin  yalnızlığını  yapmaz
Yalnızlığını  çoğaltır .

***
Bura  oraya  uzak
Bundan  olmasa  gerek
Kazılan  kuyular , örülen  çoraplar

Ora  buraya  yakın
Çevrenize  bir  bakın
Sevmemezlik  olmaz  bu  kadar

Gelin  derim
Birbirimizi  sevelim
Kendimizi  kendimize  kadar

O  zaman  ışıyacak  mı , hayor
Şimdi  ışıyor  mı , hayır
O  kadar

***
Gelmesen  önemli  değil , gelsen  önemli  olurdu
Gelmemen  benim  büyük  yalnızlığımı  doldurdu .

***
Bende  gittim  düşünmeden
Senin  susmaların  gibi
Sonunda  saksılardaki  çiçeklerin  tümü  soldu

***
Bir  sen  varsın  sendeki
Kendini  olduğunca  göremeyen
Bir  de  sen  var  bendeki
Seni  olmadığınca  gören

***
Giden  adını  bilir ;
Bilmelidir .
Gitmenin  adını  kalan  bilir ;
Unutmadan  bilir .

***
Yolculuk  zor  bir  öykü ,
Çünkü
Ardında  kor  bir  öykü .

***
En  unutulmayacak  bir  yalanı
Ben  kendime  söyledim
Bir  anda

***
Ya  bu  an  gitsin
Tortusu  yerinde  kalsın

Ya  da  dursun
Anlamı  bizden  alsın

***
   Bu  gürültü  neden
   Sessizce  sevmek  ve  yaratmak  varken

Sessizce  bilmek  ve  görmek  varken
Bu  gürültü  neden

Sessizce  üşümek  ve  olmak  varken
Ölümle  yüz  yüze  yaşamak  varken
Bu  gürültü  neden

***
Susmak  ilk  ölümdür
         Saklama
           Saklanma

Seni  yaratmak  içindi
Ona  ölmeyecektin
Ona  ölmeyecektin
Ona  öldüğünü  göstermeyecektin

Susmak  ilk  ölümü
Güzelliğin  bağırdığı  yerde  iyilik  susar
Güzelliğin  bağırdığı  yerde  akıl  susar
Güzelliğin  bağırdığı  yerde  düşünce  susar
Güzelliğin  bağırdığı  yerde  her  şey  susar
Bunu  bilen  var  bir  de  anlamak

Güzellik  ne  kadar  bağırırsa  o  kadar  susar
Bunu  dinleyen  çok
        Ya  anlamak

***
Doğmak
Başlamamış  gibi
Yaşamak
Yaşamamış  gibi

Ve  sonra  ölmeden  önce
Unutmak
Bitmeyecekmiş  gibi

Anmamak
Bilmek  ama  kıskanmamak
Gün  olup  anlatılanı
Gün  olup  anlatanı
Anmak

Anlatamamak  diye  bir  şey  yoktur
Çünkü  anlamazlar
Ama  anlarlar er  geç  anlarlar
Bir  kişi  saklar
Bir  kişi  gelir  açar  yürekleri
Bir  şamar  atar
Bin  kişi  konuşmaya  başlar
O  bir  kişi  susar  ve  bakar

Ya  tırmanırsınız
Ya  da  tırmanırlar
İkisi  de  bağlıdır
Bir  şeye
Bir  kişiye
Bir  işe

Bunları  bilmektedir  bilmektir
Yıkılmayacak

Anlarsınız  saklarlar
Susarsınız  korkarlar

Anlamazlar  mı , hem  de  nasıl
Öyle  bir  anlarlar
Ki

bir  kapı  önünde

DÜŞÜNGÜ
Hepsinin  gelmesini  bekleme ;
Bir  kişi  gelmeyecek .

Sen  alışmayasın  diye ,
Korkmayasın  diye ,
Düşünesin  diye ..

Kendine  yetmen  için
Herkesin  kendinden  kaçacağı  yerde
Sen  kaçmayasın  diye .

Gelenler  gitmeyeceklermiş  gibi ..
Doğumlarda  ölümlerde
Duyasın  diye .

Bildiğini  bildirmek  için
Bilmeme ‘yi  öğrenmelisin .
Tam  kalasın  diye .

Hepsinin  gelmesini  bekleme ,
Sen  var  olasın  diye .
Bir  kişi  gelmeyecek ,
Sen , bir  olasın  diye .

PAY
Ben  pırıl  pırıl  bir  gemiydim  eskiden .
İnanırdım  saadetli  yolculuklara .
Adalar  var  zannederdim  güneşli , maavi , dertsiz .
Bütün  hızımla  koşardım  dalgalara .
O  zaman  beni  görseydiniz .

Ben  pırıl  pırıl  bir  gemiydim  eskiden .
Beni  o  zaman  görseydiniz
Sizde  gelirdiniz  peşimden .

Ama  şimdi  şu  akşam saatinde
Son  liman  kendim , bu  döndüğüm ,
Bilmiş , bulmuş , anlamış .
Hatırımda , bir  vakitler  güldüğüm .
Yoluna  can  serdiğim  o  kaçış .

Şimdi , şu  akşam  saatinde
Dönüyorum  görmüş , geçirmiş , atlatmış ,
Denizlerin  doymayan  sahilinde .

BEN  DE  Mİ  SEZAR
O  merdivenleri  bir  çıkışım  vardı ,
Sanki  aranızdan  kaçıyordum .

BUGÜN  VE  BUGÜN
Öyle  çabuk  geçiyor  ki  günler .
Hele  sen  de  bir  bak  hayatına .
Daha  dün  doğmuşuz  sanki .
Yeni  okula  başlamışız ,
Yeni  sevmişiz .

Öyle  çabuk  geçiyor  ki  günler .
Hele  sen  de  bir  bak  hayatına .
Yarın  bitecek  sanki  her  şey .
Yarın  ölecek  gibiyiz .

Daha  doymamışız  yaşamasına .
Günlerimiz  dün  bir , bugün  iki .
Sakın  bir  şey  bırakma  yarına .
Yarın  yok  ki .

ŞARKIM
Hey  benim  koca  kafam.
Tadlar  ağzımın  içindedir ,
Duramaz .
Sesler  kulaklarımın  derinliğindedir ,
Uçamaz .
Kelimeler  dilimin  ucundadır ,
Kalamaz .
 
Hey  benim  koca  kafam .
Altmış  iki  santimlik  başım ..
Saçlar  sakallar  içinde ,
Erkek  omuzlar  üstündedir .
Bir  bedenim  var  ki ,
Merd  sevgiler  peşindedir.
Aşklar  içimde ,
İnsanlar  yanımdadır .
Hiçbiri  uzaklaşamaz.
Demir  gibiyim  onlarla .
Yok etmek isteyen  yıkamaz.
Bak  yüzüme , bak  sözüme ,
Dünya  kaçtı  gözüme ;
Çıkamaz .

MESAJ
Ölebilirim  genç  yaşımda ,
En  güzel  şiirlerimi  söylemeden  götürebilirim .
Şimdi  kavakyelleri  esiyorken  başımda ,
Sevgilim ,
Seni  bir  akşam – üstü  düşündürebilirim .

SANKİ
Bu  bakış  seni  görmek  içindir .
Senden  başka  bir  şey  var  mı ..
Denizlere  bakıyorum , denizlere ..
Denizler  bu  kadar  mı ..

Bakıyorum  başka  şeyler  göreyim  diye ..
Tabiat  ezilip  büzülüyor  karşımda .
Manzaraların  ömrü  birer  saniye
Bulutlar  ayağımın  dibinde , sen  başımda .

Yıldızlara  bakıyorum , yıldızlara ..
Bir  sen  varsın  benimle  bakan .
Ne  oldu deyorum , öteki  insanlara ..
Hani  sözleri  vardı , hayatı  aydınlatan .

TENTATION
Bana  yaşadığın  şehrin  kapılarını  aç ..
Sana  deyeceklerim  söylemekle bitmez .
Yıllardır  yaşamamdan  çaldığım  zamanlar
Adına  düğümlendi .

Bana  yaşadığın  şehrin  kapılarını  aç ..
Başka  şehirleri  özleyelim  orada  seninle .
Bu  evler , bu  sokaklar , bu  meydanlar
İkimize  yetmez.

ULTRA
Bir  kelimeye
Bin  anlam  yüklediğim  zaman
Sana  sesleneceğim .

INCOGNITO
Seni  görünce
Aynı  anda  geçer  aklımızdan
Aynı  düşünce ..
Bir  duvar  gibi  aramızdan .

SENİ  SEYREDERDİM
Saçların  uçuşurdu  rüzgardan .
Yanından  seni  seyrederdim .
Güneş  yakardı , deniz  yanardı ..
Sen  konuşurdun , dinlerdim .

Gülerdin ..
Susardın , düşünürdün .
Benimle  el – ele  yürürdün ..
Yol  biterdi .

Görmezdim  seni ..
Zaman  yıl  yıl  geçerdi .
Uzaktan , çok  uzaklardan
Seni  seyrederdim .

YÖN
Sen  bana  bakma
Ben  senin  baktığın  yönde  olurum .

VIXIT
Gittim , vardı .
Geldim , yok .
Yıllar  geçiyor
Bir  türlü  soramayorum .

MYTHE
Artık  beni  kimse  yalnız  bırakamaz .

KOLAY
Farkında  mısın ,
Değilsin  kendi  bahçende .
Kendinden  değil ,
Kendini  bu  kendin  sanışın .

BENMİŞİM
Bana  yakın  geldin  dedi ,
Sevdi

Bana  yakın  geldin  dedi ,
Vurdu .

Adlarını  sordum
İnsan  dediler .

BAŞKA  FREKANS
Vurdun , acısı  daha  geçmedi ,
Biliyorum , geçecek .
Ama  öyle  ağır  konuştun  ki  ardından .
O , gittikçe  gerçek .

DAĞIN  ARDINDA
Bu  için – için  oluşum ..
Ben  seni  bulunca ,
Sen  de  beni  bulasın  diyedir .

BAĞLI
Beni  öyle  bir  yalana  inandır  ki ,
Ömrümce  sürsün  doğruluğu .

LAVİNİA
Sana  gitme  demeyeceğim .
Üşüyorsun  ceketimi  al .
Günün  en  güzel  saatleri  bunlar .
Yanımda  kal .

Sana  gitme  demeyeceğim .
Gene  de  sen  bilirsin .
Yalanlar  isteyorsan  yalanlar  söyleyeyim ,
İncinirsin .

Sana  gitme  demeyeceğim ,
Ama  gitme , Lavinia .
Adını  gizleyeceğim
Sen  de  bilme , Lavinia .

 DEĞİL
Aralarından  geçiyorum ,
Hiç  kimse el – ele  değil .
Herkes  kendine  dönmüş  deyorum .
Birkaçının  içine  bakıyorum ..
Hiç  kimse  kendisiyle  barışık  değil .

Herkese  kendini  anlatıyorum ,
Kime  kendini  anlatsam  şaşırıyor .
Kendimi  kime  anlatacağım  şaşırıyorum .
Hiç  kimse  ilkin  kendisine  alışık  değil .

OYUN
Öğrenemedim  gitti ,
Öğrenemedim  gidecek .
Acaba  oyunlar  mı  yalan ,
Oyunlar  mı  gerçek .

Demin  bir  şey  vardı ,
Hiç  belli  olmadan  bitti .
Buralarda  biri  oynardı ,
Belli  etmeden  gitti .

Bana  öyle  geliyor ,
Bütün  oyunlar  gerçek .
Yalnız  şimdi  bırakıp  giden  değil ,
Bir  başkası  gelecek .

GÖRÜ
Ne  iyi  oludu , herkesin ,
... Ben yalan  söyleyebilirim ,
ama  sana  değil ..
Bir , sen ‘i  olsaydı ..
Ne  iyi .

Şimdi  herkesin  bir  sen ’i  var .
Yalan  söylediği .

ANAHTAR
Konuşmak  susmanın  kokusudur .
Ya  sus – git , ya  konuş – gel , ortalarda  kalma
Yalan  korkaklığın  tortusudur .
Dürüst  kaba  ol , eğreti  saygılı  olma .

ÇİZİK
Geleceğim , bekle  dedi , gitti ..
Ben  beklemedim , o  da  gelmedi .
Ölüm  gibi  bir  şey  oldu ..
Ama  kimse  ölmedi .

BİL
Adının  üstüne
Anılar  koyma .
Sen  mezar  değilsin .

Anılar
Adının  ardından  gelsin .
Sen  duvar  değilsin .

çiçekleri  yemeyin

***
Her insanın  bir  öyküsü  vardır ,
ama  her  insanın bir, şiiri  yoktur.
***
Yoldan  geçiyordu , durdu .. Bir  bahçe  vardı .. Donuk  adımlarla , adım – adım  bahçenin  duvarına  yöneldi ..
donuk  gözlerle  çiçeklere  baktı , baktı .. çiçekler  sıcaktı .. donmuş  bir  sesle  bahçıvana  sustu :
---- Bu  çiçekler  kesilecek  mi ? bu  çiçekler  gidecek  mi ?
Bahçıvan  dizlerine  bahçeyi  çöktü .. yüzüne  çiçekleri  döndü .. bir  ışık  yanmayordu , yandı , söndü .. Elleri  gözlerine  baktı , gözleri  ellerine  aktı .. gözleri  ellerini  gördü .. Elleri  kördü .. sönen  ışık  yandı .. yanan  ışık  söndü .. dün  yağmur  yağacaktı , gün  doğdu , yarın  yağdı , bugün  dindi .. Ağlayacaktı .. Kim  anlayacaktı .

GELDİM
Beni  çağırmadınız , kalkıp  ben  kendim  geldim .
Uzaklardan  sizlere  bir  haber  getirdim  geldim .

Bıraktıklarınızdan , unuttuklarınızdan ,
Sımsıcak – anılası  günler  getirdim  geldim .

Gömütleri  andıran  yapılarınızdaki
Yaşantılarınıza  evler  getirdim  geldim .

Tek – tek , ayrık – soluyan  bitkiseller  yerine
Yüzyüze – dönük – gülen  sizler  getirdim  geldim .

Solarken  suladığım , koparken  bağladığım ,
Ölürken  canladığım  sözler  getirdim  geldim .

NOKTASIZ
Biri  gelir  sorarsa
Sana  beni  sorarsa
Gitti  der  misin
Gittiğimi  söyler  misin
Gidiyorum  ben  sana
Benimle  gider misin .

EVRENSEL  BALLAD
Bir  öykümüz  olsa , duyan  öyküsü  sansa ...
Öykümüz  böylece  dallanıp  budaklansa ..
Bir  sevi ‘den , bir  övü ‘den , o bizim  öykümüzden
Giderek  buluşan  eller  evreni  sarsa ..
Öykümüzde  büyür  büyüklüğümüzden ;
Herkes  sevi ‘sinde  evreni  kucaklarsa .

SESİNİZ
Siz  gittiniz , gittiniz , gittiniz ,
Ben  kaldım , kaldım , kaldım ,
Sesiniz  kaldı , onda  kaldım .
Yöneldim  yüzünüze  baktım ,
Yöneldim  gözlerinize  baktım ,
Orada  yansıyan  bana  baktım .
Yalnızlığımı nasıl  anlayacaktım .

SESİN  RENGİ
Ne  zaman  nereye  gitmedimse ,
Hiç  kimseyi  de  incitmedimse ,
Konular  birikti  kendiliğinden ;
Ben  ne  kadar  biriktirmedimse .

ŞAKACI
Güler, gülümser  bir  şakacı ,
Güldürür , düşündürür ,
Arada – bir  durur , gözleri  dalar ,
Neler  söyler , neler  susar ..
Yoksa , çok  acı  bir  şakayı
Şakadan  da  olsa ,
Çok  yalın  bir  karanlığa  mı  saklar ..
Oynadığı  oyunsa ,
Yaşamda  oynadığı
Oyunu  mu  yaşar ..
Oyunda  yaşadığı ,
Yaşamı  mı  oynar ..
Yaşarcasına , oynarcasına .
Öyküler  anlatır olmuşçasına ,
Sonunu  mutlu  bağlar ,
Gider  evinde  ağlar .

SUSMANIN  İKİNCİ  YÜZÜ
Şimdi  bütün  anmalar  bir  susmanın  içinde ..
Şimdi  bütün  susmalar  bir  odanın  içinde ..
Anlatmaya  bir  sözcük , bir  bakış  arıyorlar ,
Önce  sakladıkları , bir  adamın  içinde .

ÖTE
Benden , onlara  benzer  olmayı  beklemeyin ,
Ve  onları  yineler  olmayı  beklemeyin .
Herkes  yeniliğine  varır , kendi  kalırsa .
Kimseden  bana  benzer  olmayı  beklemeyin .

FAL
Olacaksa  olmaz  da , olmayacaksa  olur ,
Kiminin  yazısı  o , kimininki  de  budur .

Kimi  ardından koşar , yetişir  zamanında ,
Kiminin  önündedir  birdenbire  yok  olur .

Kimi  bir  yerdedir  der , o  gelir  oralardan ,
Kimi  bildiği  yerde  bildiğini  unutur .

Biri  oraya  gider , o  orada  bilerek ,
Biri  hiç  anlamadan  yoluna  çıkar  durur .

Kimi  aradığını  yitirir  aradıkça .
Kimi  de  arayandır , aranan  onu  bulur .

BOLERO
Birisi  biri  için ,
Bilerek , bilmeyerek ,
Her  biçimden  bir  anlam ,
Her  anlamdan  bir  biçim
Beklemiştir  giderek ,
Bekledi , bekleyecek ,
Birisi  biri  için .
O  belki  de  gelecek ,
Belkide  gelmeyecek .
Birisi  biri  için
Gelecek , gelmeyecek ,
Sürecek  için – için ,
Ama  hiç  gitmeyecek .
Hep  başlayıp  yeniden
Ve  de  hiç  bitmeyecek .

DEĞİL
Senin  olduğun  yer , sana  göre  değil ,
Duyup  dinlediklerin  sana  seni  der  değil ,
Benim  sana  dediklerimi  onlar  sana  unutturmayor ,
Çünkü  söylediklerim  benzeri  sözler  değil .

VARI
Kazandıklarım  bitti , yitirdiklerim  kaldı .
Söylediklerim  yitti , dinlediklerim  kaldı .
Bir  bilmek  ülkesinin  düşün – ili ‘ne  vardım ;
Öğrettiklerim  gitti , öğrendiklerim  kaldı .

ÖZET
Seni  büyük  buldum , anladım ,
Seni  güzel  buldum , korudum ,
Seni  küçük  buldum , uyardım ,
Seni  yakın  buldum , uyudum ,
Biri  yanlış  idi , unuttum .

AKIL  GÖZÜ
Seni  bulmaktan  önce  aramak  isterim .
Seni  sevmekten  önce  anlamak  isterim .
Seni  bir  yaşam  boyu  bitirmek  değil  de ,
Sana  hep  hep  yeniden  başlamak  isterim .

ANSIZIN
Ben  sensiz  olanlara  seni  aratıyorum ,
Ben  sensiz  kalanlara  seni  yaratıyorum ,
Seni  saklayacağım , seni  yazıp – andıkça
Kendimi  çoğaltıyor , seni  kuşatıyorum .

Unutturmayacağım , seni  yaşatacağım ,
Kendimi  çoğalttıkça  seni  kuşatacağım ,
Her  zamanda , her  yerde  sen  bende  yaşadıkça
Sen  evreninde  saba  seni  aratacağım .

SICAK  ŞARKI
Ne  zamandır  bir  şeyler  var , birikiyor  azalarak ,
Yüzünüze , sesinize , sevginize  sakladığım .
Azaldıkça  parıldayor  gözlerimde , bakma , bırak ,
Yüzünüze , sesinize , sevginize  sakladığım .

Bakmasanız  azalacak , birikerek  azalacak .
Bakarsanız  daha  da  az , ama  daha , daha  parlak
Bir şey ’ler  var , dinlerseniz , duyarsanız ,sizin  sıcak
Yüzünüze , sesinize , sevginize  sakladığım .

OLMAYACAKSA
O  gider  buralardan , sen  döndüğün  bir  günde ..
Aranırken  onu  sen  başkaları  yüzünde .
Işık  olur  tararsın  karanlıkları  bir – bir ..
O  güneş  gibi  parlar , sen  söndüğün  bir  günde .

Yaşamın  aramakla  olgunlaşıp  yitmiştir ;
Kocaman  bir  ağacın  tek  bir  yemişi  gibi ..
Karamsar  bir  öyküdür , bir  sence  değerlidir ;
Yalnız  masal  ulu ‘su  bir  dağ  ermişi  gibi .

SENDEN
Seni , senden  de  yakın , yalnız  ben  tanıyorum ,
Sana , seni  en  sıcak  bir  ben  anlatıyorum .
Kimse  varamaz  senin  ben  kadar  yakınına ;
Çok  zamanlar  kendimi  sanki  sen  sanıyorum .

Sena  seni  anlatsam , anlatırım  kendimi .
Sende  seni  ararken  kendimi  arayorum .

YANIK
Ağladığımı  gör  deye  ağlamayorum ;
Ağladığım  için  ağladığımı  görüyorsun .

GÖRMEDİM
Uyudum  uyandım , seni  görmedim ,
İnandım , aldandım , seni  görmedim .
Acıktığım  sofralardan  aç  kalktım ,
Seni  nasıl  aradım , nasıl  aradım ;
Anılarıma  baktım , seni göremedim .

YALNIZLIK
Ben  hep  senin  çağrını  çaldım ,
Senden  sessizlik  yanıtı  geldi .
Gelecekten  beklenen  ses  yerine ,
Geçmişin  anısızlık  anıtı  geldi .

MOLİERE  İÇİN
Bir  oyunla  örtülüydü  o  yalan ,
Ağlanacak  güldürüydü  oynanan .
Çevresini  küçüklerin  sardığı
Gülmelerin  arkasında  ağlayan ,
Aldanmamış  aldatılmış  bir  insan .

PALYAÇO
Ben  birisini  öldürecektim ,
Ama  kimi  öldüreceğimi  unuttum .
Ben  kin  güden  bir  kişi  değilim ..
Yazık , kimi  güldüreceğimi  unuttum .
Ben  bunları  size  bir – bir  anlatacaktım .
Ağlatırım  korkusundan  ağlayacaktım .

PAGLİACCİ
Unutmayı  öğrendim , unutmayı  unuttum ,
Unutmaya  giden  unutmayı  öğrendim .
Bir  yalan  hazırladım , ilk  başkalarından  duydum ,
Yüzüme  susanlardan  konuşmayı  öğrendim .

KAN  GİBİ
Niçin  bırakmazlar  bizi  insan – insan ,
Seni  de  , beni  de  kırdılar insan – insan ,
Ben  onun  kırıldığına  kırıldığımdan ,
O  da  benim  kırıldığıma  kırıldığından .
Bırakmadılar  kırılalım insan – insan ,

BURUK
O  zaman  bağırdım  durdum  onlar
Konuştukça  benim  susuşum  kadar .
Şimdi  durup  durup  bağırıyorum ,
Sustuğumca  konuşuşum  kadar .
Yakın – uzak  açılardan  çağırıyorum ;
Neden  böylesine  uzaktalar .

BAŞ
Susmalar  düşünmenin  yoğunluğunda  erir .
Söylemler  dinlemlerin  büyüklüğünde  erir .
Suskulara  gizlenir  korkularla  yalanlar .
Bilmemeler  bilmenin  yorgunluğunda  erir .

Böyle  değiştirilir  uydurular ,
Yaşlar  yetişmişliğin  olgunluğunda  erir .

YÜK
Bir  öykü  var  sakladığın ,
Bir  öykü  var , ardında  duran ,
Bırak  onu , uyansın .

Şimdi  sen  bir  anı  düğümü  önünde
Duvarcana  uzanıp  duran ,
Taşlaşmış  yükünle  uyuyansın .

BİZİM
Yalan , bizim  dilimizin  değil ,
Uzun , bizim  yolumuzun  değil ,
Az , bizim  yazgımızın  değil ,
Öz , bizim  dışımızın  değil ,
Ya  hiçimizin , ya  hepimizin
Bazı  bazımızın  değil .

ÖĞRENİ
Okullarda  okudum , iki  ders  arasında ..
Sınavlara  çalıştım , iki  ders  arasında .
Kazandıklarım  yitti , kafam  yerine  geldi ;
Yaşamımı  sürerken  iki  ders  arasında .

KARŞI
İnsan  yaşantısını  bölen  başa  karşıyım .
Uygarlıkta , ben  sevgide  yavaşa  karsıyım .
Onca  bağırıyorum , bağırıyorum  onca ;
Uyuşuk  bakışlara  ve  savaşa  karşıyım .

KUTULAR
Ellerinde  kutular , renk  renk , boy  boy  kutular ,
Ne  buldularsa  onu  kutulara  koydular .

Ne  mi  güzel , ne  mi  tek , sırası  gelir  bir  gün
Açıp  bakarız  diye  kutuyu  doldurdular .

Bir  büyük  sofrada  mı , bir  yüce  şölende  mi ,
Biz  de  açıp  çıkarırız , bir  kutu  uydurdular .

Kutular  doldukça  taştı , açtılar  kutuları ,
Kendilerini  aç – aç  kutularda  buldular .

Kutulara  koyanlar  doymaz  açlıklarını ,
Kendi  açlıklarıyla  kendileri  doydular .

AŞK
Sen  kocaman  çöllerde  bir  kalabalık  gibisin ,
Kocaman  denizlerde  ender  bir  balık  gibisin .
Bir  ısıtır , bir  üşütür , bir  ağlatır , bir  güldürür ;
Sen  hem  bir  hastalık  hem  de  sağlık  gibisin .

O  VAR
Gözlerimin  önünde
İlginç  bir  yaşam  sürdürdü .
Anlattı , dinledi , güldürdü ,
Ölümü  düşünmüyorduk ,
Düşündürdü .

ÖZLEM
Bir  gece ,
Gecede  bir  uyku ..
Uykunun  içinde  ben ..
Uyuyorum ,
Uykudayım ,
Yanımda  sen .

Uykumun  içinde  bir  rüya ,
Rüyamda  bir  gece ,
Gecede  ben ..
Bir  yere  gidiyorum ,
Delice ..
Aklımda  sen .

Ben  seni  seviyorum ,
Gizlice ..
El – pençe  duruyorum ,
Yüzüne  bakıyorum ,
Söylemeden ,
Tek  hece .

Seni  yitiriyorum
Çok  karanlık  bir  anda ..
Birden  uyanıyorum ,
Bakıyorum  aydınlık ;
Uyuyorsun  yanımda ..
Güzelce .

YALIN
Her  seven
Sevilenin  boy  aynasıdır .
Sevmek
Sevilenin  o  aynaya  bakmasıdır .

ANMAK  UNUTMAK
İki  tür  nokta  var
Biri  önüne  ve  ardına  bakar ,
Biri  ardına  bakmaz ,
Ardını  noktalar .

İMİŞ
Ben  bir  ayna  idim
Baktılar , baktım .
Gördüler , baktım ,
Baktılar  gördüm .
Ne  düğünler , ne  doğumlar ,
Ne  ölümler  gördüm .
En  çok  yalanlara  öldüm .
Kırdılar ,
Kırıldık  artık .

Ben  bir  ağaçtım
Baltalandım .
Yonga  yonga  yongalandım ,
Yongalarda  yandım ,
Mangallarda , sobalarda ,
Yangınlarda  yandım .
Budaklarla  budaklandım ,
Cilalandım , boyalandım .
Yaktım , yandım ,
Yaktılar .
Yandım  artık .

Ben  bir  çağlayandım
Bir  ırmağa  aktım ,
Irmak  oldum
Bir  dereye  vardım
Dere  oldum
Bir  nehire  vardım ,
Nehir  oldum
Bir  denize  vardım .
Hep  baktılar ..
Aktım  artık .
Not: yonga =kırıntı , küçük  parça

ÇAĞRI  BALALDI
İçimiz  dışımıza  kolay  yansır ,
Saklasak  saklamasak .
Önyargılardan  uzak
Eğilip  içimize  baksak ..
Dışımız  içimize  yansımıyorsa
Bir  şey  var  ya  da  yoktur
İkimizden  birinde .
Biri  öbürünü  ısıtmıyorsa
Bir  de  içimize  baksak .

Belki  derinde , taa  derinde .
Sen  benim  yerinde
Ben  senin  yerinde
Unutulmuş  olabiliriz ;
Birbirimizi  uyandırsak ..
Desek  birbirimize
Haydi  kalk
Gidelim  yerklerimize ;
Belki  birbirimizi  bulabiliriz .

YALNIZLIK
I
Yalnız  kaldınız  sanırsınız ,
Biliyorum .
Yalnız  bırakılmışsınız ,
Biliyorum .
Ötesi  yok .

II
Ötesi  var :
Yalnızlık
Müziğin  bile  seni  dinlemesidir .
Yalnızlık
İnsanın  kendine  mektup  yazması
Ve  dönüp – dönüp  onu  okuması
Yalnızlığın  da  ötesidir .

KARANLIK  HEP  KENDİNE  GİDER
Aydınlık
Karanlığa  gider ,
Seslenir :
Gel  karanlık ,
Der ,
Seni  aydınlatıyım ;
Görsünler ,
Sende  ışık  pırıltısını .

Karanlık
Açmaz  kapısını ,
Bu  çağrıdan  ürker ,
Ses  vermez ..
Bırakıp  pılısını  pırtısını ,
Çeker  gider .
Nereye  gittiğini
Karanlıktan  kimse  görmez .

GÜNBEGÜN
Benim  mezarlarımda  ölü  yok ;
Hep  yaşamış  olanlar  var ..
Anılarımda  bir  yer
Dinmeksizin  acıyor ,
Günbegün ,
Bundan .

Güldüğümü  görenler
Bana  bakıyor ,
Görüyorum ..
Ağlasam  geçer ,
Biliyorum ..
Ağlanmıyor .

DUYGUYA  TAŞ
Duyguluysan  işin  zor ,
Yaşamda  yeniksindir .
Duyguluya  sor ,
Ona  aşkları  da  acı  verir .

Hep   bir  karanlığa  uyanır , yalnız :
Düşleri  gerçekleri ,  gerçekleri  düşleridir .
Aldatsanız , aldansanız ,
O hep  bir  karanlığa  uyur  gibidir .

Hiç  ölüsü  yoktur ,
Herkes , her  şey  anısındadır .
Geleceği  geçmişin  gözünden  okur ;
Hep  bir  yangının  bacasındadır .

Gülerken  bir  düğündür , acı – son ‘lu ,
Aldatılara  uğurlayan  gelinlerini .
Bir  çocuk  bahçesidir , renk – renk  balonlu ,
Savaşlara  uğurlayan  bebeklerini .

Sinmiş  her  şarkıya , her  uyanı ‘ya , uykuya ,
Ölümün  yaşayan kardeşidir .
Hep  sezer , sezdikçe  duyguluya
Yengiler  de  hüzün  gelir .

ÇİZİM
Ben  bir  ağacın  resmini  çizdim ,
Hiç  kimse  için ..
Daha  ne  yapraklarını  yapıştırdım ,
Ne  de  adını  koydum
Yemişlerinin ..
Onu
Bir  anlama  yakıştırdım .

Adınıza  büyüyor  belleğimde  ağaç ,
Başka  ağaçlar  doğuruyor ;
Büyümeyi  bölüşüyorlar  gölgelerinde ..
Dal – dal , yaprak – yaprak  öpüşüyorlar ..
Çizmez  olaydım , bizi  soruyorlar ..
Dönüp  bizlere  bakıyorum :
Dövüşüyorlar .

***
Yaşam  öyküleri ,  sanıldığınca  karışımsız  değil , karışımlıdır .
Her  bir  yaşam  öyküsü , öbür  yaşamların  parçalarıyla  tamamlanır .
***
ÖĞÜT
Okulda , anladıkça  başaracaksın .
Yaşamda , başardıkça anlayacaksın .
Gelecek  mutlu – mutsuz , inanmasan  da ;
Gözlerin  yaşardıkça  anlayacaksın .

AĞLAMAK
Ağlamak
Bazı  acılara  yetmez
Bazı  ölümlere

Örtüsüdür  bazı  acıların
Örter , örtülmez
Savurur  bir  süre

Ağlayanlar  sevinmeli
Sevin  ağlayabiliyorsan
Acılar  art  arda  dinmeli

Durur  bir  nöbetçi  gibi
Durur  bir  bekçi  gibi
Zamana  gülmeli - gülmeli .

Sevin  ağlayabiliyorsan

Unutmanın  kardeşidir  ağlamak
Uyur  uyanır  yatağında  duyguların
Düşüncenin  kucağında  hep  çocuktur
Ağlamak .

DÜN  ODAMI  TOPLADIM
Nasıl  da  hiç  sezdirmeden birikmiş  yanyan ‘larca
Kalem  kalıntılarından , bozuk  çakmaklara  kadar ,
Oyuncak  parçalarından / bir  sürü  şey / kutularca ,
Hangi  kapının  olduğu  unutulmuş  anahtarlar .

Unutulmuş , anılmamış , bu  unutum ‘lar , anım ‘lar ,
Onlar  da  mı  uçuşurlar  bütün  bunlar  atılınca .
Artık  uyansalar  bile  bana  uzanamaz  onlar ,
Dağılınca , toplayınca , yerimize  alışınca .

Zamanında  olmalıydı  atılımlar , katılımlar ,
Ne  ben  onları  anların , ne  de  onlar  beni  anlar
Bir  bütünmüş  yarımlaşmış  karşısından  bakınca .

Bir  düğme , ki  iliği  yok , sökülmüş  bırakılınca ,
Sedef  bir  çakıymış  ama , kırık  ucu  paslanınca ;
Camları  kırık  gözlükler  hangi  gözlerle  bakarlar .

SENİ  SAKLAYACAĞIM
Seni  saklayacağım  inan
Yazdıklarımda , çizdiklerimde ,
Şarkılarımda , sözlerimde .

Sen  kalacaksın  kimse  bilmeyecek
Ve  kimseler görmeyecek  seni ,
Yaşayacaksın  gözlerimde .

Sen  göreceksin , duyacaksın
Parıldıyor  bir sevi  sıcaklığı ,
Uyuyacak , uyanacaksın .

Bakacaksın , benzemeyor
Gelen  günler  geçenlere ,
Dalacaksın .

Bir  seviyi  anlamak
Bir  yaşam  harcamaktır ,
Harcayacaksın .

Seni  yaşayacağım , anlatılmaz ,
Yaşayacağım  gözlerimde ;
Gözlerimde  saklayacağım .

Bir  gün , tam  anlatmaya ..
Bakacaksın ,
Gözlerimi  kapayacağım ..
Anlayacaksın .

***
Bir  şey  olmasaydı  yazmak  olmayacaktı ..
Başka  bir  şey   de  olmasaydı
Silmek  olmayacaktı .
***
KALMAK TÜRKÜSÜ
Daha  gidilecek  yerlerimiz  var
Şu  sohbetinizi  dinler  gideriz
Coştukça  şarkılar , türküler , sazlar
Rakı  mı , şarap  mı , içer  gideriz.
Geçse  de  umudun  baharı  yazı
Gözlerde  kalıyor  yaşanmış  izi
Kimseler  kınamaz  burada  bizi
Ne  varsa  hesabı  öder  gideriz
Söyleyecek  sözü  olan  anlatsın
İsterse  içine  yalan  da  katsın
Yeter  ki  kendinden , bizden  söz  etsin
Yalanı  doğruyu  sezer  gideriz
Neler  gördük  neler  bu  güne  kadar
Daha  gidilecek  yerlerimiz  var
Bizi  buralarda  unutamazlar
Kalacak  bir  türkü  söyler  gideriz
Sevgiye  var  olduk  sevdik  sevildik
Kavgalara  girdik  öldük  dirildik
Bir  anlam  fırını  içinde  piştik
Anlamlı  güzeli  sever  gideriz .

YALNIZ ‘IN  DURUMLARI
*Yalnız ‘ın
Sakladığı  bir  şey  vardır ;
Boyuna  yerini  değiştirir ,
Boyuna  onu  arar ..
Biri  bulsa  diye .

*Yalnız
Sürekli  dinleyendir
Söylenmemiş  bir  sözü .

*Bir  sözde  söylenmiş  bir  yalanı
Bir  gözde  okuduğundan
Bakmaz  kendi  gözlerine  bile .

yuvarlağın  köşeleri

BÖLÜM 1

***17
Deniz  dalgalı ..Durulmasını  bekleyorlar . Açılmak  için . Bunlar   akıllı  kişiler .
Deniz  dupdurgun  iken  açılmışlar .. Dalgalar  çıkmış .. Boğuşmuş , bitkin  dönüyorlar .. Değerli  kişiler
***21
Tam  önüne  bakan  başını  vurur .. Tam  havaya  bakan  ayağını .
***22
Güneşte  herkes  gölgesini  görür .
***25
Gerçek  değer : Gelmesi  boşluk  dolduran  değil , gitmesi  boşluk  yaratan .
***33
Güneşe  gözlerini  dikip  bakarsan  gözün  bozulur .. gözlük  takıp  bakarsan  güneş  bozulur .
***39
Dün  sana  “ evet ”  demiştim . Bugün  de  dememi  bekleyorsun . Sen  değişmemiş  olabilirsin  dünden  bugüne ..
Ama  ben ?
***40
Söz  verdim :
Bir  süre  geçti . Deyelim  ki  tuttum  sözümü .. Yalnız  sözümü  tutmuş  sayıyorsun  beni .. Ya , o  günden  bu  yana  kendimi  tutuşum ? Bence  önemli  olan  bu .. Sence  de  bu  olmalıydı .
***74
En  umutsuz  pilot  bile  ileriye  bakar .. Umuda  bakmaz .
***75
Umud  daima  insanın  ve  işin  arkasından  gelmeli  önünden  değil .
Umuda  göğsünü  değil  sırtını  dön  ki  iş  yapabilesin .
***82
Ben  senin  inanan  mı , yoksa  inanmayan  mı  olduğuna  bakmam . Olaylar  içindeki  tutumuna , olaylar  karşısındaki  davranışına  bakarım  ilkin .
***89
Ey  sokak ! Sen  bozuk  ve  çamurlusun .. Seni  düzeltmelerse  de  geçeceğim .
Ey  adam ! Sen  bozuk  ve  çamurlusun .. Seni  düzeltmeden  geçemeyeceğim .
***96
Özür  dilemekle  bir  yanlışınızı  düzeltebildinizse  bilin  ki  o  yanlışınız  küçük  bir  şeydir .
***127
Düşümde  aşk  ile  karşılaştım .. İnsanı  arayordu .
Uyandım , insan  ile  karşılaştım .. Aşkı  arayordu .
***132
-- Seni  yitirmek  istemem . Senin  benim  o0lmamı  bu  yüzden  istemeyorum .
    Aptaldır  bu .
-- Beni  yitirmeni  istemem . Senin  olmak  istemeyorum  bu  yüzden .
Bu  aptal  bile  değil .
***134
İnsanlar , gelmeleriyle  yalnızlıklarını  dağıtanları  severler . Gitmeleriyle  kendilerini  yalnız  bırakanlara  aşık  olurlar .
***159
Aşk  başlangıçta  her  insana  verilmişdi . Kimileri  bunu  uygun  bir  duruma  sakladılar .. Bir  gün  baktılar  ki  gitmiş : Gitmiş ..
Kimileri  de  boyuna  oynadılar .. Bir  gün  baktılar  ki :
Gitmiş.
***182
Geçmiş .. Bakmasan  da  var . Bakma .
Gelecek .. Bakarsan  yok . Bakma .
Önüne  bak .
***184
Geçmiş , hep  varmış  gibi  olmalı . Olmasa  da  olur .
Gelecek , yokmuş  gibi  olmalı .
Gün  ilkin  böyle  olur .
***186
Rüzgar  yelkensiz  de  olsa  gene  rüzgardır . Ama  rüzgarsız  yelken  bir  bezdir .
***205
Hava  soğuk .. Titremelerim  bana  eski  iç  sıcaklığımı  hatırlatıyor .
Sıcaklarda  o  hiç  düşünmediğim .
***264
Dostluğunu  belirtmeden  örtüyor ..
Düşmanlığını  bildirmeden  gülüyor ..
Kinini  göstermeden  büyütüyor ..
Bu  insan  bütün  bunları  saklayor  saklamasına  ama .. Kendini  geciktirdiğini  neden  hiç düşünmeyor .
Bir  insanın “ gelecek “ e  en  kötü  uzanışı : Kutu  olarak ..
***270
Dostlukta  olsun , sevide  olsun “ kendini  saklayan “ bir  şey  bulur  mu , bulamaz  mı  bilemem ... Bildiğim  şu  ki :
Kendini  bir  şeye  saklayan , o  şeyi  bulduğu  zaman .. Kendini  bulacak  mıdır  acaba !
***273
İyi  dost  dedi  ki :
Sana  her  şeyimi  vereceğim ..
Büyük  dost  dedi  ki :
Sana  her  şeyimi  anlatacağım .
***283
Güzel  konuşuyorsun , konuş , şu  karanlıkları  kov .
Güzel  konuşamayorsun , konuş  karanlığına  gömül .
***290
-- Bu  kadar  bilgiyi  nasıl  edindin  sen ?
-- Başkaları  konuşurken  onları  dinlemedim , düşündüm  yanlarında .
***305
İçini  benden  gizlemeye  çalışanın  bana  saygısı  olabilir .
Benim  saygım  bana  kapanmayana .
***392
Bana  yalnız  güzel  yanlarını  gösteriyor : Güzel .
Bana  kendini  olduğu  gibi  gösteriyor : Gerçekten  güzel .

BÖLÜM 2
***23
Bir  çizgiyi  yanlış  mı  çizdiniz ? o  sizin  çizginizdir  artık ; onu  doğrultarak  düzeltemez  ve  değiştiremezsiniz .. Ancak  bir  başka  yenisini  çizersiniz .
 ***27
Ne  zaman , nasıl , nerede  duygusallığa  düştümse  hep  ondan  kurtulmak  içindi  çabalarım .
***74
O  günden  bu  yana  hiçbir  heyken  şişmanlamadı .
***98
Unutulanlar  nereye  gidiyor ?
Hatırlananlar  nereden  geliyor .
Yaşamak  diye  bir  şey  var .
On  yıl  önce  olsaydı . Herkes  bunu  söylüyor .
Demek  ki  yaşanan  şu  an ‘ın  değeri  bilinmedikçe  herkes  on  yıl  sonra  gene “ on yıl  önce  olsaydı ah ! “ diyecek .
Şu  önümüze  bir  baksak . İlerimize  değil , şu  tam  üstüne  bastığımız  yere , zamana .Sonra  gene  on  yıl  önce  olsaydı  demeyelim .
***127
Bir  işe  umutla  atılan , umuda  atılmıştır  ilkin , işe  değil .
***134
Ne  bekleyorsun . Kurtarıcı  bekleyorum . O  boyuna  geçiyor , görmüyorsun . Hem  sonra  sen  neden  kurtulmuyorsun  da  bekleyorsun .
       Mart 1970
***150
 İnsanlara , sevdiğim  için  saygı  beslemem . Onlara  saygı  sağlamak  gerektiği için  çok  kızarım . Küçüklüğe , korkuya  düştüklerinde  isyan  ederim .
***179
Durum  bu
Senin  ya  da  benim  suçum  var , ne  çıkar  bundan .
Durumumuz  şimdi  anlaşmazlık  olduktan  sonra .
Suç  senin  olmuş , ya  da  benim , ne  çıkar .
***213
Çalışma  başarının  değil , yaşamın  bir  parçasıdır .
***215
Sevi , insanın  daha  büyük , daha  öte  bir  yere  çıkmasına  varır ..
Orası  yalnızlık  da  olabilir .
***218
Sevilenin  yanlışları  görülmez
Sevilmeyenin  görüntüsü  yanlıştır .
***247
Ben  ben  derken  kendi  adıma  konuşmayordum .
Sen  derken  de  anımsadığım  sen  değildin ..
Hep  bir  düşünce  bir  fikirdi  dediğim .

***248
Beni  anlamadan , benden  yana  olsan  değeri  yok , bana  karşı  da  olsan .
***249
kendini  anlamadan  beni , beni  anlamadan  kendini  bir  yere  koyamazsın .
***250
beni  sevmeyeni  de  severim  ama  beni  anlamayanı  sevmem .
***251
Birbirinize  kızın , birbirinizle  kavga  edin , yumruk  yumruğa  yüzlerinizi  parçalayın , gözlerinizi  patlatın , kulaklarınızı  koparın , saçlarınızı  yolun , derinizi  parçalayın , tekmeyle  kemiklerinizi  kırın . Yalnız  ananızdan  doğduğunuzda  olduğunuz  gibi  kavga  edin . Yalancı , ek  bir  araç  kullanmayın . Mendil  bile  olmaz .
Ama  ne  olur  sakın  bir  insanı  gönülce , gözce , dilce , ruhça  kırmayın .
***320
Kötünün  içinde “ iyi “ hiç  bulunmayabilir . Ama  en  iyinin  içinde  de  “ kötü “  bulunabilir .
***349
Gerçeğin  hiçbir  türü  neşe  vermez .
***371
Biri  bir  yalan  söyler durumu  kurtarır
Biri  de  bir  doğru  söyler , durumu  batırır .
**372
Yalan  söyleseydim  bana  incinecekti .
Yalan  söylemedim . Gitti .
***374
Hiç  kimse  diye  biri  vardır .
Kandırmayan , kandırılmayan .
***376
Bir  dostuna , ben  sana  darılsam  sen  çok  şey  kaybedersin  değil  mi ? diye  sor .
Alacağın  cevap  onun  içinin  dışına  vuruşu  olacak  ve  sendeki  onu  ile  ondaki  senin  orantısını  ortaya  çıkaracaktır .
***379
DOST  VE  DÜŞMAN
Sen  düşmanlarını  kendin  yaratıyor  ve  hücuma  geçiyorsun . Yenilince  ağlayorsun . Yenince  ağlayorsun .
Kendine  derin  üzüntüler  istiyorsan , dostlarını  da  kendin  yarat , onlar  daha  da  korkunç  olabiliyorlar.
***380
DOSTLAR
Benim  sizlere  ihtiyacım  yok .. Sizlere  ihtiyacım  olduğu  kanısına  ihtiyacım  var .
İşte  bende  yok  ettiğiniz  o  kanı .
***382
Herkesin  bir  dostu  olmalıdır  en  azından ..
Aldanmak , aldatılmak , yalan  söylenmek , kınanmak  için .
***399
Neler  yaptığını  değil ;
Sen  bana “ neler  düşündüğünü “ söyleyebilirsen , ben  sana “ ne olduğunu “ söyleyebilirim .
***479
Davranış  ve  düşüncelerini  beğendiklerimiz  vardır .
Bir  de  beğendiklerinin  davranış  ve  düşüncelerini  benimseyenler  vardır .
Birincisi  dostluğa  götürür  ya  da  aşka .
İkincisi  kişiliğin  silinmesine  götürür . Ondan  sonra  aşka  götürmüş  ne  çıkar , götürmemiş  ne  çıkar .
***642
Onun  güzelliğini  herkes  görüyorsa  o  bence  az  güzeldir .Herkes  biliyorsa  o  bence  hiç  güzel  değildir .
Onun  güzelliğini  yalnız  ben  görüyorsam  bu  sevgidir . Yalnız  ben  biliyorsam  bu  aşktır .
Hiç  kimse  görmüyorsa  bu  yalnızlıktır .
***697
Korkaklar  saklar . Aptallar  sorar .
Korkmayan  örtmez .Cesur  söyler .